"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı-alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, alacaklı tarafın İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece, haciz yapılan adresin tebligat adresi olmaması, üçüncü kişinin vergi dairesine bildirdiği adresin haciz adresi olması, haciz adresinin 3. şahıs şirketinin ticaret sicil adresi olması, mahalde bulunan evrakların tarih itibari ile eski olması, 3. kişi şirket yetkilisinin haciz tarihinden uzun zaman önce borçlu şirket ortaklığından ayrılmış olması, mülkiyet karinesinin aksini ispat yükü altında olan davacı alacaklı tarafın karinenin aksini ispatlayamaması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı alacaklı taraf ile tazminat yönünden davalı üçüncü kişi istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacı-alacaklılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu haciz, davacı üçüncü kişi şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapılmakla birlikte aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağının 2 ve 3. sayfasında haciz mahallinde; ... Lokumcusu ibareli, perakende satış raporları, ... unvanlı cari hesap ekstreleri, ... Lokumcusu ibareli Hakediş Raporu-Şubat 2014 Harcama Ayrıntısı ibareli tablo, Temmuz/2015 Ücret Bordrosu başlıklı evrak; ... Lokumcusu ibaresini içeren e-postalar bulunduğu belirtilmiş, anılan belgelerin 2014-25.03.2019 tarih aralığında olduğu görülmüştür. Davacı üçüncü kişi şirket borcun doğumundan sonra kurulmuş olup üçüncü kişi şirket ortağı ... iken 28.12.2015 de hissesini ...’ye devretmiştir. Borçlu şirketin kurucu ortakları ... ve ... iken 13.03.2014 tarihinde ... de ortak olmuştur. 28.12.2015 tarihinde ise ... hissesini devrederek ortaklıktan ayrılmıştır. Ne var ki, borçlu şirket "... Fatih İstanbul" adresinde 31.03.2014 tarihinde şube açmış ve şube müdürü olarak ... seçilmiş, dava konusu hacizden sonra 12.07.2019 tarihinde ...’nin yetkisi sonlandırılmıştır. Öte yandan borçlu ile üçüncü kişinin benzer ünvanlar kullandığı, üçüncü kişi şirketin şube müdürü ...’nun dosya kapsamında yer alan SGK kayıtlarına göre borçlu şirketin eski sigortalı çalışanı olduğu görülmüştür. Bu durumda borçlu ile üçüncü kişi arasında alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yapıldığı anlaşılmıştır.
O halde, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davasının kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ :
Davacı-alacaklıların temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.