Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5931 E. 2026/13 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı ... Tekstil San. ve Tic. Şti.'nden olan alacağı için Denizli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2001/1321 esas sayılı dosyası ile Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2011/4246 esas ve 2011/4247 Esas sayılı dosyalarında davalılardan borçlu ... hakkında icra takibi yapıldığını, ancak alacaklarının tahsil edilemediğini, davalı borçlu ...'ün mal kaçırma amacı ile davalı ... İnşaat Ltd. Şti.'deki hissesini 27/11/2000 tarihinde davalı ...'na, şirkete ait 1 75... parsel sayılı taşınmazını ise davalı ...'na, davalı ...'nun da aynı taşınmazı davalı ...'ya devrettiğini, yine ...'ün dava konusu 20... plakalı aracını davalı ...'ya, 20... plakalı aracını ise davalı ...'a devrettiğini belirterek, tüm bu muvazaalı devirlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ... ve ..., davaya cevap vermemiş, diğer davalılar ise cevap dilekçelerinde; davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece; bozma ilamına uyulmasına karar verilerek; hisse devri ile ilgili talebin kabulüne, diğer dava konusu araç ve taşınmazlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, karar davacı ve davalı ... tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

1- Dava Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesi gereğince muvazaa hukuksal sebebine dayalı iptal istemine ilişkindir.

Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK 277. maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tespit ettirmeyi amaçlar. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3.kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki

işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler.

İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı açılmış tasarrufun iptali davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 2 79... . maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.

BK 19 muvazaa hukuksal nitelemesine dayalı davalarda ise; 3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesinin önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur. Çünkü yukarıda açıklandığı gibi İİK 277 ve izleyen maddelerinde iptal davasına konu tasarruflar özünde geçerli olmasına rağmen kanunun icra hukuku yönünden iptaline imkan verdiği tasarruflardır. Muvazaaya dayalı iptal davasında ise davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir. İİK 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkı davacının genel hükümlere,muvazaaya dayanarak dava açmasına engel değildir. Davacının iddiasını kanıtlaması halinde ise iddianın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı,alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK 283/1,2 maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının taşınmazların haciz ve satışını isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir. Ancak bu tür davaların görülebilmesi içinde diğer dava koşularının yanında davacıların borçlulardan alacaklı olmaları yani hukuki yararlarının olması gerekir.

Dava şartı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre davanın başından sonuna kadar dava şartı var olmalıdır. Hakim davanın başında dava şartının bulunduğunu tespit ettikten sonra davanın esasını incelemeye geçmelidir. Davanın açıldığı anda varolan dava şartı, daha sonra ortadan kalkarsa bu durumda dava şartı noksanlığından usulden reddedilmelidir. Az yukarıda belirtildiği gibi, İİK 277 ve devamına göre açılan tasarrufun iptali davalarında davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması bir dava şartıdır.

Dosyanın incelenmesinde; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 18/01/2024 tarih, 2022/160 99... /638 Karar sayılı ilamı ile Denizli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2001/1321 Esas sayılı dosyası ile Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2011/4246 esas ve 2011/4247 Esas sayılı takip dosyalarının incelenmek üzere dosya arasına alınması için dosyanın geri çevrilmesine karar verildiği, Mahkemece ilgili icra dairelerine yazıldığı, Denizli İcra Dairesi’nin 08/05/2024 tarihli cevabi yazısı ile; Denizli Kapatılan 1. İcra Müdürlüğü’nün 2001/1321 Esas sayılı takip dosyasının arşivde aranmasına devam edildiği, akıbetinin ne olduğunun tespit edilmesi halinde en kısa zamanda bilgi verileceği, Denizli Kapatılan 4. İcra Müdürlüğünün 2001/4247 Esas sayılı takip dosyasının ise Denizli 4. İcra Müdürlüğü’nün 28/03/2013 tarih ve 2013/446 Muh. sayılı Birim Arşivi Ayıklama ve İmha Komisyonu Oluşturma Tutanağı ve yazısı ile imha edilmek üzere Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edilmesi nedeniyle gönderilemediği, imha edildiğinin bildirildiği görüldüğünden, mahkemece yukarıdaki açıklamalar da gözetilerek bu husus değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi için ilk derece mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/01/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

§