Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4948 E. 2026/2827 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan ...'den tanzim tarihleri 03.12.2019 ve miktarı 50.000,00 TL olan, 15.05.2020, 15.06.2020, 15.07.20 20... .08.2020 vadeli toplam 200.000,00 TL bedelli senetler nedeniyle alacaklı olduğunu, bu senetler nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün 2020/5035 Esas sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibinin kesinleştiğini, Uşak İli, ... Mah., ... Ada, 3 Parsel sayılı taşınmazı borçlunun 23.09.2020 tarihinde davalı ...'e sattığını öğrendiklerini, davalı ...'in Uşak ilinde yaşamadığını, Uşak ilinden bir taşınmaz satın almaya ihtiyacı olmadığını, borçlunun bu tasarrufu alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığını, hacze gidildiğinde davalı ...'in akrabası olduğunu düşündükleri ...'in haciz mahallinde görüldüğünü, davalı ...'in borçlunun mal kaçırmak ve alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla hareket ettiğini bilebilecek durumda olduğunu belirterek Uşak İli, ... Mah., ... Ada, 3 Parsel sayılı taşınmaz bakımından davalılar arasındaki tasarrufun iptali ile davaya konu taşınmaz üzerinde davacıya satış yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı üçüncü kişi ... vekili cevap dilekçesinde; davacının elinde geçici yada kesin aciz belgesi bulunmadığını, ...'in haciz sırasında haciz mahallinde bulunduğu iddiasının yerinde olmadığını, haciz tutanağında bu şekilde bir ibare bulunmadığını, haciz tarihinin satıştan 3-4 ay sonra olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı borçlu ... vekili dilekçesinde özetle; tasarrufun iptali davası açılabilmesi için gerekli ön şartın gerçekleşmediğini, davacının borçlunun aciz halini belgelendirmesi gerektiğini, borçlunun iş yerinde dosya alacağına yeter miktarda ticari emtianın bulunduğunu, davacı tarafça olmayan bir borcun tahsili için tazyik amaçlı haciz yapıldığını ve davalıya gözdağı vermek adına bir kısım menkullerin muhafaza altına alındığını, davalının davacıyı zarara uğratma kastıyla hareket etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile davaya konu Uşak İli, ... İlçe, ... Mahallesi, ... Ada, 3 Parsel sayılı taşınmazın davalı-borçlu ... tarafından 23.09.2020 tarihinde diğer davalı ...'e devrine dair tasarrufun iptaline, davacıya .... İcra Müdürlüğünün 2020/5035 Esas sayılı takip dosyasının alacak ve fer'ileri ile sınırlı olacak şekilde davaya konu taşınmaz üzerinde cebri icra yolu ile haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiş, karar davalı üçüncü kişi ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, karar ilamı davalı üçüncü kişi ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı üçüncü kişi ... vekillinin temyiz dilekçesi incelenmiştir.

Dava, İİK'nin 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 114. maddesinde düzenlenen ve bütün davalar için geçerlilik taşıyan genel dava şartları yanında bir takım özel dava şartlarının varlığı da aranmaktadır.

Dava şartları, mahkemenin esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli şartlar olup, (HMK'nın 114) bu şartların var olup olmadığı davanın her aşamasında öncelikle ve resen incelenir. (HMK’nın 115). Bu genel dava şartlarının yanında yasada somut uyuşmazığa ilişkin özel dava şartları belirlemiş ise bu şartlarında HMK’nın 11. maddesi kapsamında araştırılması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. HMK'nın 115/2. maddesinde açıkca belirtildiği gibi dava şartları noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verilir, bu süre içinde noksanlık giderilmemiş ise dava dava şartı noksanlığından red edilir.

Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir. (İİK m.277) Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır.

Tasarrufun iptali davasının kendine özgü dava şartları;icra takibinin kesinleşmiş olması, tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılmış olması, gerçek bir alacağın varlığı ve son olarak; borçlu hakkında alınmış geçici veya kesin aciz vesikasının varlığıdır.

Sayılan bu koşullardan “borçlu hakkında alınmış aciz vesikasının bulunması” koşulunun irdelenmesi, somut olayın çözümünde önem taşımaktadır.

Tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için, borçlu hakkında alınmış geçici (İİK m. 105) veya kesin (İİK m. 143) aciz belgesinin bulunmasına gerek vardır.

“Borç Ödemeden Aciz Vesikası başlıklı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)’nun 105. maddesine göre, borçlunun adresinde haczi kabil mal bulunamaması halinde, haciz tutanağı aynı Kanunun 143. maddesindeki aciz vesikası hükmünde sayılır. Ayrıca, İcra Müdürlüğünce takdir edilen kıymete göre haczi kabil malların kifayetsizliğinin anlaşıldığı hallerde de tutanak muvakkat aciz vesikası yerine geçerek alacaklıya 277. maddede yazılı hakları verir.

Haczedilebilir hiçbir mal bulunmadığını saptayan haciz tutanağı borç ödemeden kesin aciz belgesi hükmündedir(İİK m. 143).

İcraca takdir edilen kıymete göre haczedilen malların alacağı karşılamadığı anlaşılırsa .

buna ilişkin haciz tutanağı da geçici aciz belgesi sayılır (m.105/2).

Borçlunun haczi kabil malı bulunmadığının haciz tutanağında açıkça yazılı olması gerekir. Aksi halde tutanak aciz belgesi niteliği taşımaz.

Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olay değerlendirildiğinde; davacının davasına dayanak olan .... İcra Müdürlüğünün 2020/5035 Esas sayılı icra dosyasından davalı borçlu hakkında icra takibi yürütüldüğü, icra dosyasında 14.12.20 20... .01.2021 tarihlerinde yapılan hacizlerde borçlunun haczi kabil başka malı bulunmadığının haciz tutanaklarında açıkça yazılı olmaması nedeniyle, haciz tutanaklarının aciz belgesi niteliği taşımadığı ve ayrıca borçlu adına Uşak İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 4283 Ada, 1 Parselde kayıtlı taşınmazda 41/10954 paylı hissesinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, dava dayanağı takip dosyasında İİK'nın 143. maddesinde belirtilen aciz belgesi sunulmadığı gibi borçlunun başkaca malvarlığı da bulunduğundan, bu durumda, davalı borçlunun aciz hali ispatlanmamış olduğundan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile esasa girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı üçüncü kişi ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§