Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2026/442 E. 2026/3388 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2004/344 E., 2006/691 K.

SUÇ : Dikkatsizlik ve tedbirsizlikle yaralamaya sebebiyet verme

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Taksirle yaralama suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 765 sayılı TCK'nın 459/2 ve 459/son. maddeleri uyarınca 2 ay hapis ve 54,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca verilen cezaların ertelenmesine dair İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2006 tarihli ve 2004/344 Esas, 2006/691 Karar sayılı kararının 16.10.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.12.2025 tarihli ve 94660652-105-34-36039-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07/01/2026 tarihli ve KYB-2025/155281 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07/01/2026 tarihli ve KYB-2025/155281 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“ 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesi üzerine denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi halli geçirilmesi durumunda 765 sayılı (mülga) Kanun'un 95/2. maddesi gereğince cezasının esasen vaki olmamış sayılmasına karar verileceği, buna karşın 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi gereğince sanığın cezasının ertelenmesine karar verilmesi durumunda denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi halli geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılmasına karar verileceği nazara alındığında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04.07.2013 tarihli ve 2013/7732 esas, 2013/20066 karar sayılı ilâmında da, 'cezanın tecilinin sonuçları gözetildiğinde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 647 sayılı Yasanın lehe olduğu' şeklinde belirtildiği üzere sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün 647 sayılı Kanun uyarınca ertelenmesinin sanığın daha lehine olduğu,

Somut olayda Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin uygulanmasının blok uygulama gereği lehe olan kanunun bütün hükümlerinin uygulanması kuralıyla çelişeceği, bir taraftan 765 sayılı Kanun hükümlerine göre ceza tatbik edilirken, diğer taraftan 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi ile denetim süresi belirlenmesinin karma uygulamaya yol açacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca verilen adli para cezalarının ertelenemeyeceği gözetilmeden karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A.Kanun Yararına Bozma Talebinin Sanık ... Yönünden İncelenmesi

1.5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesinde

“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”

şeklinde düzenleme yer almaktadır.

2.5237 sayılı TCK'nın "Sanığın veya Hükümlünün Ölümü" başlıklı 64. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası;

''(1)Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir.''

Biçiminde düzenlenmiştir.

3.UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'ın 20.06.2011 tarihinde öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5237 sayılı TCK’nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Kanun Yararına Bozma Talebinin Sanık ... Yönünden İncelenmesi

İstanbul 13.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2006 tarihli kararı ile sanık ...'ın 10.03.2002 tarihli eylemi nedeniyle taksirle yaralama suçundan yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı TCK'nın 7/2, 765 sayılı TCK'nın 459/2, 459/son maddesi gereğince 2 ay hapis ve 54,00 YTL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi gereğince sanığa verilen cezanın ertelenmesine karar verildiği, anılan kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek 16.10.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesinde yer alan “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenleme ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık lehine olan kanunun tespit edilerek bütünüyle uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında lehe bulunan 765 sayılı TCK hükümleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği halde 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 6. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesi ve denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi halli geçirilmesi durumunda 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesi gereğince cezasının esasen vâki olmamış sayılmasına karar verileceğinden, yerleşik hâle gelen Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesinin sanık aleyhine sonuç doğurduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca verilen adli para cezasının ertelenemeyeceği de gözetilmeden, yazılı şekilde karma uygulama sonucunu doğuracak surette karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

A.Sanık ... Yönünden

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2006 tarihli ve 2004/344 Esas, 2006/691 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin sanık ...'ın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği DÜŞMESİNE,

B.Sanık ... Yönünden

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2006 tarihli ve 2004/344 Esas, 2006/691 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;

" 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca verilen cezanın ertelenmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,”

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2026 tarihinde karar verildi.

§