Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2026/1972 E. 2026/3312 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/2867 E., 2025/2905 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İTİRAZA KONU KARAR : Onama

İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 15.01.2026 tarihli ve 2025/8543 Esas, 2026/541 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.02.2026 tarihli ve KD- 2025/139307 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin birinci fıkrası gereği yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanunun 308. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığının Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli, 2024/6-4 90... /197 Karar sayılı sonraki birçok yerleşik kararlarında, bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları” gerektiği sonucuna ulaşıldığının anlaşılması karşısında, söz konusu dosya içeriğinde, İlk Derece Mahkemesi kararının Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 15.05.2025 tarihli ve 2025/1763 Esas, 2025/1896 Karar sayılı kararı ile duruşma açılmaksızın bilinçli taksir oluşturan halin tek olduğu kabulü ile sanık lehine 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uygulanarak mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği yönünden bozulmasına dair kararının, sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak gerekçesi açıklanan şekilde mahkûmiyet kararı vermek yerine, mahkûmiyet kararı verilmek üzere bozma kararı vermesinin ve bu bozmaya dayanarak İlk Derece Mahkemesinin yeniden hüküm kurmasının yasal dayanağının bulunmadığının gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE

5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2025 tarihli ve 2024/723 Esas, 2025/184 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.05.2025 tarihli ve 2025/1763 Esas, 2025/1896 Karar sayılı kararı ile "sanık hakkında bilinçli taksir oluşturan ihlalin tek olması karşısında TCK'nun 22/3 maddesi gereğince bilinçli taksirden dolayı 1/2 oranında arttırım yapılması hususunda yeterli gerekçenin gösterilmemesi" şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında bozma tarihi itibariyle belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 15.05.2025 tarihli ve 2025/1763 Esas, 2025/1896 Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine verilen Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2025 tarihli ve 2025/308 Esas, 2025/320 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

III. KARAR

1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,

2.5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 15.01.2026 tarihli ve 2025/8543 Esas, 2026/541 Karar sayılı temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına dair ilâmının KALDIRILMASINA,

3.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz istemleri gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği kararın oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak amacıyla Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2026 tarihinde karar verildi.

§