Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/8658 E. 2026/3374 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği

SAYISI : 2024/2013 Değişik İş

SUÇ : Taksirle yaralama

İNCELEME KONUSU

KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın kabulüne ilişkin merci kararı

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.11.2023 tarihli ve 2023/... Soruşturma numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin merci Konya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29.04.2024 tarihli ve 2024/2013 Değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 94660652-105-42-26047-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2025 tarihli ve KYB- 2025/147751 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2025 tarihli ve KYB- 2025/147751 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, inşaat firmasında boyacı olarak çalışan mağdurun işyerinde çalıştığı sırada, tekerlekli iskeleye çıkmak üzere iken dengesini kaybedip yaralanması olayı ile ilgili olarak yürütülen soruşturmada, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2023 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik mağdur vekilinin itirazı üzerine Konya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 29.04.2024 tarihli kararı ile itirazın kabulü ile dosyada kusur durumunu gösterir adli tıp raporu alınması gerektiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; olayın müştekinin kendi fiilinden kaynaklandığı, bilinçli taksiri gerektiren bir durumun bulunmadığı ve mağdurun şikayetçi olmadığı gözetilerek mağdur vekili tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı CMK'nın, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172. maddesinin birinci fıkrası;

“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“

Şeklinde düzenlenmiştir.

2. 5271 sayılı CMK'nın, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir...“

Hükümleri yer almaktadır.

3.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı CMK'nın 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

4. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hâkimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; taksirle yaralama suçundan başlatılan soruşturmada, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.11.2023 tarihli ve 2023/... Soruşturma numaralı dosyada, "...mevcut olayın tamamen müştekinin kendi fiilinden kaynaklandığı, olayda başka bir kişinin etkisinin veya diğer kişilere atfı kabil bir kusurun bulunmadığı, olay nedeniyle müştekinin kimseden davacı ve şikayetçi olmadığı," denilmek suretiyle bu şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, mağdur vekilinin itirazı üzerine Konya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29.04.2024 tarihli ve 2024/2013 Değişik iş sayılı kararında ''dosya kapsamına göre kusur oranı ile ilgili olarak bilirkişi raporu alınması gerektiği, dolayısıyla ilgili rapor aldırıldıktan sonra gereğinin taktir ve ifası için itirazın kabulü ile soruşturmanın genişletilmesine yönelik itiraza konu kararın kaldırılmasına'' verildiği anlaşılmıştır.

6. 5237 sayılı TCK'nın 89. maddesinin ilgili ikinci ve beşinci fıkraları;

''(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Vücudunda kemik kırılmasına,

c) Konuşmasında sürekli zorluğa,

d) Yüzünde sabit ize,

e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.''

Şeklinde düzenlenmiştir.

7. Somut olayda dosya incelendiğinde her ne kadar mağdur meydana gelen olay nedeniyle şikâyetçi olmadığını beyan etmiş ise de mağdur hakkında düzenlenen 02.11.2023 tarihli adli muayene raporu incelendiğinde mağdurun ''basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, kemik fraktürü vardır'' şeklinde yaralandığına dair geçici hekim raporunun düzenlendiği, bu halde olayda bilinçli taksir olup olmadığı hususunun kusur durumuna göre belirlenerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinden Konya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29.04.2024 tarihli ve 2024/2013 Değişik iş sayılı itirazın kabulü kararında isabetsizlik görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2026 tarihinde karar verildi.

§