"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2024/8639 Değişik İş
SUÇ : Taksirle yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddine ilişkin merci kararı
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Taksirle yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.09.2024 tarihli ve 2024/128063 Soruşturma, 2024/64051 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.10.2024 tarihli ve 2024/8639 Değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.12.2025 tarihli ve 94660652-105-35-3483-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB- 2025/151081 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2025 tarihli ve KYB- 2025/151081 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, 16.08.2024 tarihinde şüphelinin kullanımında olan 35... plakalı otomobil ile müştekinin kullanımında olan 35... plakalı motosikletin çarpışması sonucunda müştekinin yaralandığından bahisle şikayetçi olunması üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.09.2024 tarihli kararı ile trafik kazası tespit tutanağına göre şüphelinin kusurunun bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Soruşturmaya konu somut olayda, müşteki vekilinin 09.09.2024 tarihli şikayet dilekçesinde, müvekkilinde kaza sonrasında kırık meydana geldiği ve raporlarını dosya kapsamına sunduğunu, kazaya ilişkin video kayıtlarının .... Merkezine ait müzekkere yazılmak suretiyle tespit edilmesi gerektiğinden bahisle şikayetçi olmasına karşılık sadece trafik kazası tespit tutanağı esas alınmak suretiyle karar verildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.09.2024 tarihli karara karşı yapılan itirazda, müşteki vekilinin İzmir 28. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/53 esas sayılı dosyası içerisinde mevcut bulunduğunu iddia ettiği kazaya ait video kayıtlarında şüphelinin tam kusurlu olduğunu belirterek video kaydını dosyaya sunduğunun anlaşılması karşısında, video kaydı ve trafik kazası tespit tutanağı birlikte değerlendirilerek bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Her ne kadar İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.09.2024 tarihli ve 2024/128063 Soruşturma, 2024/64051 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda trafik kazası tespit tutanağına göre şüphelinin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de şikâyetçinin kaza sonrasında kırık meydana geldiği ve raporlarını dosya kapsamına sunduğunu, kazaya ilişkin video kayıtlarının İzmir Ulaşım Merkezine ait müzekkere yazılmak suretiyle tespit edilmesi gerektiğinden bahisle şikâyetçi olmasına karşılık sadece trafik kazası tespit tutanağı esas alınmak suretiyle karar verildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.09.2024 tarihli karara karşı yapılan itirazda, şikâyetçi vekilinin İzmir 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/53 Esas sayılı dosyası içerisinde mevcut bulunduğunu iddia ettiği kazaya ait video kayıtlarında şüphelinin tam kusurlu olduğunu belirterek video kaydını dosyaya sunduğunun anlaşılması karşısında, video kaydı ve trafik kazası tespit tutanağı birlikte değerlendirilerek bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.10.2024 tarihli ve 2024/8639 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2026 tarihinde karar verildi.