Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/8622 E. 2026/3390 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/564 E., 2023/521 K.

SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma

KARAR : Mahkûmiyet

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2017 tarihli ve 2017/322 Esas, 2017/478 Karar sayılı karar sayılı kararının 08.02.2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 06.02.2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, 5271 sayılı CMK'nın geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibarelerinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olması nedeniyle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararına istinaden seri muhakeme usulünün uygulanması için kamu davasının durmasına ve sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Bucak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2023 tarihli ve 2023/340 Esas, 2023/408 Karar sayılı kararını takiben, şüpheli hakkında yeniden yapılan soruşturma sonunda Bucak Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20.10.2023 tarihli ve 2023/3802 Soruşturma, 2023/906 Esas, 2023/41 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2 ve 5271 sayılı CMK'nın 250/4. maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2023 tarihli ve 2023/564 Esas, 2023/521 Karar sayılı kararının 01.11.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 94660652-105-15-17482-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB-2025/146066 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB-2025/146066 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre; sanığın yargılama konusu 06.08.2017 tarihli eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 179. maddesi kapsamında yer alan 'Trafik güvenliğini tehlikeye sokma' suçuna ilişkin olduğu ve atılı suçun 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/1-a-3. maddesine göre seri muhakeme usulüne tabî olduğu, 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan '…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…' ibaresinin '…seri muhakeme usulü…' yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, sanık hakkında Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2017 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini takiben denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine 03.07.2023 tarihli tensip tutanağı ile kovuşturmanın yeniden başladığı ve Mahkemesince durma kararı verilerek dosyanın Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı seri muhakeme usulü bürosuna gönderilmesini takiben anılan Başsavcılık tarafından seri muhakeme usulüne göre düzenlenen talepnamenin kabulü ile sanığın neticeten 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği nazara alındığında,

1-Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2017 tarihli kararı ile sanığın neticeten 6 ay 20 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceğinin anlaşılması karşısında, yeniden kurulan hükümde netice cezanın 6 ay 20 gün hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken, 9 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde,

2- Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2017 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararında 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca sanığın cezasından 1/6 oranında indirim yapıldığı halde, inceleme konusu Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2023 tarihli kararında herhangi gerekçeye de yer verilmeksizin bahse konu indirim yapılmayarak fazla ceza tayininde, isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3/2, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın 08.02.2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 06.02.2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine seri muhakeme usulünün uygulanması için kamu davasının durmasına ve sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Bucak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair verilen kararı takiben hakkında yeniden yapılan soruşturma sonunda Bucak Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20.10.2023 tarihli ve 2023/3802 Soruşturma, 2023/906 Esas, 2023/41 Karar sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile sanığın TCK'nın 179/3-2 ve CMK'nın 250/4. maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın 01.11.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmakla yapılan incelemede;

1.Bucak Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen talepnamede temel ceza önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından farklı olarak belirlenmiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/4. maddesi gereğince yapılan (1/2) oranında indirim de yeni düzenlenen temel ceza üzerinden yapılmış ise de mahkemesince sanık lehine yapılan değerlendirmenin uyarlama yargılaması niteliğinde olduğu, bu aşamada hukuki vasıflandırma ve değerlendirmenin tartışılmasının mümkün olmadığı, suçun sübutuna etki edilemeyeceği, dolayısıyla 5271 sayılı CMK'nın 250/4. maddesi gereğince talepname hazırlanırken Cumhuriyet Savcısının önceden verilen karara yönelik sonuç ceza üzerinden (1/2) oranında indirim yapması gerektiği gibi, aynı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceğinin gözetilmesi gerektiği, bu sebeple denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği anlaşılan sanık hakkında önceki hükmün seri muhakeme usulü uygulanmak suretiyle açıklanması ile yetinilmesi gerekirken bu hususa riayet edilmeyerek açıklanması geri bırakılan hükümden fazla cezaya hükmolunması,

2.Yukarıda açıklandığı üzere sanık hakkında önceki hükmün seri muhakeme usulü uygulanmak suretiyle açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, açıklanan karara konu Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2017 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararında 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca sanığın cezasından (1/6) oranında indirim yapıldığı halde, incelenen Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2023 tarihli kararında herhangi bir gerekçeye de yer verilmeksizin bahse konu indirimin yapılmaması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2023 tarihli ve 2023/564 Esas, 2023/521 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2026 tarihinde karar verildi.

§