"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/3 E., 2023/549 K.
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2022/3 Esas, 2023/549 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62... . maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 03.11.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 94660652-105-06-15091-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB-2025/145678 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB-2025/145678 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'ın anılan Kanun'un 359/a-2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli ve 2022/3 esas, 2023/549 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda yer alan "Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.
Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir..." şeklindeki düzenleme ile,
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18.12.2023 tarihli ve 2023/5143 esas, 2023/10342 karar sayılı ilâmında, ''...defter ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde gerçekleştirilen re'sen tarh işleminin vergi ziyaı olarak değerlendirilemeyeceği, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı, bu nedenle 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri gereğince yapılan uyarlama yargılamasında, sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılmasında isabetsizlik görülmemiş olup...'' şeklinde yer alan açıklamalar gözetildiğinde,
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı "defter ve belgeleri ibraz etmemek" eyleminde somut bir zarardan söz edilemeyeceği cihetle, sanık hakkında 7394 sayılı Kanun'un 4/3. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359/a maddesine eklenen hüküm uyarınca cezasından yarı oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. 5271 sayılı Kanun'un "Eski hale getirme dilekçesi üzerine verilecek karar" başlıklı 42. maddesi;
"(1) Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir.
(2) Eski hâle getirme isteminin kabulüne ilişkin karar kesindir; reddine ilişkin karara karşı itiraz yoluna gidilebilir.
(3) Eski hâle getirme dilekçesi, kararın yerine getirilmesini durdurmaz; ancak, mahkeme yerine getirmeyi erteleyebilir."
Şeklindedir.
3. 5271 sayılı Kanun'un "Eski hale getirme süresi içinde istinaf süresinin işlemesi" başlıklı 274. maddesinde;
"(1) Sanık, yokluğunda aleyhine verilen hükümlere karşı eski hâle getirme isteminde bulunabilir. Eski hâle getirme süresi içinde de istinaf süresi işler. Sanığın eski hâle getirme isteminde bulunduğu hâllerde, ayrıca istinaf isteminde bulunması gerekir. Bu hâlde istinaf istemi ile ilişkili işler, eski hâle getirme istemi hakkında karar verilinceye kadar ertelenir."
Denilmektedir.
4. İncelenen dava dosyası içeriğine göre; kanun yararına bozma talebine konu Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2022/3 Esas, 2023/559 Karar sayılı kararına yönelik olarak sanığın 20.01.2025 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme talebiyle birlikte istinaf isteminde de bulunması nedeniyle inceleme mercinin, 5271 sayılı Kanun'nun 42/1 ve 274. maddeleri uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi olduğu, Mahkemenin 72.03.2025 tarihli ek kararı ile "Hükümlünün eski hale getirme talepli dilekçesi hakkında karar verme yetkisinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili ceza dairesine ait olduğu anlaşılmakla dosyanın istinaf formu düzenlenerek Ankara BAM'a gönderilmesine, (Dosyanın Kanun yararına bozma yolları bürosundan fiziki olarak dönmesine müteakip ara karar yerine getirilecektir.) şeklinde hüküm kurduğu anlaşılmıştır.
5. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın, öncelikle eski hale getirme ve istinaf istemi hakkında bir karar verilmesi amacıyla Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin gerektiği, bu haliyle olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma istemine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi hususundaki gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.