"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/212 E., 2025/219 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 16.644.10 TL maddi tazminatın ihraç tarihi olan 29.10.2016 tarihinden, 34.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, maddi tazminata ilişkin hüküm fıkrası çıkarılıp yerine, ''15.997.9 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 18.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce "Tazminata esas ceza yargılama dosyasında, davacı hakkındaki beraat hükmünün CMK'nın 141 ve devamı maddeleri kapsamındaki tazminat hakları usulüne uygun hatırlatılarak, davacı ve vekilinin yüzüne karşı verildiği, hükme ilişkin gerekçeli karar ve kesinleşme şerhinin davacı asile 21.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise CMK'nın 142/1 maddesinde düzenlenen ''Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ... içinde tazminat isteminde bulunulabilir.'' hükmüne aykırı şekilde, 05.04.2019 tarihinde 3 aylık yasal süre geçtikten sonra açıldığı dikkate alınarak, davanın süreden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın CMK 142/1 maddesi gereğince davanın süre yönünden reddine karar verilmiş kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın Kanunda belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığına, davanın kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Tazminat talebinin dayanağı olan Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/201 Esas – 2018/194 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.08.2016 - 13.10.2017 tarihleri arasında 421 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12.07.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde,"... davacı hakkında Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/201-2018/194 E-K sayılı dosyasında hükmün CMK madde 141 ve devamı uyarınca tazminat hakları usulüne uygun anlatılarak, davacı ve vekilinin yüzüne karşı verildiği, gerekçeli karar ve kesinleşme şerhinin davacı asile 21.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise CMK madde 142/1. Maddesinde öngörülen ''Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ... içinde tazminat isteminde bulunabilir'' hükmüne aykırı olarak 05.04.2019 tarihinde yani mevzuatta öngörülen 3 aylık hak düşürücü süre sona erdikten sonra açıldığı anlaşılmakla" gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşılmakla, davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Bafra Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2026 tarihinde karar verildi.