"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2792 E., 2025/3441 K.
SUÇ : Sahte belge düzenleme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2014 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde sanığın 2014 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43, 62... maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2022 tarihli yazısı ile dosyanın lehe kanun değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine iade etmiş, ilk derece mahkemesince 12.12.2023 tarihinde uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına ve dosyanın temyiz incelemesi amacıyla Yargıtay ilgili ceza dairesine gönderilmesi amacıyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmesine dair ek karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2024 tarihinde "..Başsavcılığımızın bu iade yazısının ''bozma'' hükmünde olması karşısında, ilk derece mahkemesinin beraat kararını kaldıran Bölge Adliye Mahkemesinin mahkûmiyet kararı da bu yazı ile kaldırılmış olmakla, Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nce dosyanın yeni bir esasa kaydedilerek, kamu davasının esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, ek kararla ''uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına'' karar verilmiş olması ve dahi bu karara karşı kanun yoluna da başvurulmamış olması dikkate alındığında, sanık hakkında açılan kamu davasında yargılamanın tamamlanarak esas hakkında bir karar verilmesi için" dosyanın iadesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince sanık hakkında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43, 62... maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde isitinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; ezbere yargılama yapıldığına, savunmanın delillerinin toplanmadığına, çapraz inceleme yapılmadığına, fatura ve irsaliyelerin kimin eli ürünü olduğu incelenmediğine, faturaları alanların çağrılıp sanık ...'ı tanıyıp tanımadıklarının sorulmadığına, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bilirkişi raporunda ''yoklamada masa, sandalye, ofis araçlarından başka faaliyet konusunun icrası için gerekli araçların olmadığı, başka bir şube veya deposunun olmadığı, sonraki yoklamalarda adresinde bulunmadığı, bütün bu hususların ...'ın gerçek bir ticari faaliyetini yapma amacını taşımadığını göstermekte olduğunu, iş yeri sahibinin...olduğunu savunduğu, bu kişinin 23.10.2014 tarihinde öldüğüne dair nüfus kayıt örneğinin dosyada bulunduğunu, sanık savunmasında, her ne kadar suçu kendisinin işlemediğini belirtse de suçun faalinin gerçek kişilerde vergi mükellefleri olduğu, işe başlama yoklaması sanık nezdinde yapılmış ve düzenlenen yoklama fişinde tespiti yapılan hususlar bizzat sanığın kendisi tarafından beyan edilmiş ve imzalanmış olduğu, iş yeri adresinin değişikliği ile ilgili dilekçede sanık tarafından verilmiş ve firma kaşesi ile birlikte imzalanmış olduğu, kaldı ki bu dilekçe...isimli şahsın vefat ettiği 23.04.2014 tarihinden sonra verildiği, sanığın savunmasında; yapmaması gereken bazı işlere bulaştığının doğru olduğunu da belirttiği, sanığın bu eylemi ile suç arasında irtibat bağının ve iradenin mevcut olduğu kanaatinin bildirildiği, bozma ilamı ve dosya kapsamı uyarınca 04/04/2014 tarihli sanığın imzasının da bulunduğu yoklama tutanağı, fatura asılları nazara alındığında sanığın şahsi mükellef olduğu, işe başlama yoklamasında hazır bulunup tutanağı imzaladığı, düzenlenen faturalarda ''teslim eden'', ''teslim alan'' imzalarının bulunmadığı, 2014 takvim yılında düzenlenmiş olan faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmadığı ve böylece sanığın 2014 takvim yılına ilişkin gerçek ticari faaliyete dayanmaksızın birden fazla sahte belge düzenlemek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak; oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Sanık hakkında 2014 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan açılan kamu davasında, karşıt inceleme tutanağına göre belirlenen en son tarihli faturanın ve suç tarihinin 21.10.2014 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.03.2026 tarihinde karar verildi.