"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/272 E., 2023/606 K.
SUÇ: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
İNCELEME KONUSU
KARAR: Mahkûmiyet
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nın 5237 sayılı TCK'nın 179/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli ve 2018/703 E, 2019/178 Karar sayılı kararının 13.03.2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 08.05.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı TCK'nın 179/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2023 tarihli ve 2023/272 Esas, 2023/606 Karar sayılı kararının 05.09.2023 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 07.11.2025 tarihli ve 94660652-105-34-9849-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130939 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130939 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Her ne kadar anılan Mahkemenin 24.10.2023 tarihli ek kararı ile dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmek üzere infazının durdurulmasına karar verilmiş ise de dosyadan el çektikten sonra hükmün esasına ilişkin verilen kararların hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde oldukları gözetilerek yapılan incelemede,
5271 sayılı Kanun'un 250/1. maddesinde, 'Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Hakkı olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra),
2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170),
3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra),
4. Gürültüye neden olma (madde 183),
5. Parada sahtecilik (madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra),
6. Mühür bozma (madde 203),
7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206),
8. Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (madde 228, birinci fıkra),
9. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (madde 268),
suçları.
b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar.
c) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç.
d) 13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı ...ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen suç.
e) 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suç.' şeklindeki,
Geçici 5. maddesinde yer alan, '(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz' şeklindeki düzenlemeler ile;
02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan '…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…' ibaresinin '…seri muhakeme usulü…' yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince serî muhakeme usulüne tabi olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, incelemeye konu geri bırakılan hükmün açıklanmasına dair kararın ise 06.07.2023 tarihinde anılan iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra verildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemesince sanığın incelemeye konu suç yönünden açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı vererek gereğinin ifası için dosyanın serî muhakeme usulü uygulanmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi yerine, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2023/272 Esas, 2023/606 Karar sayılı kararı ile dosyadan el çektikten sonra, 24.10.2023 tarihli ek kararı ile dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmek üzere infazının durdurulmasına karar verilmiş ise de hükmün esasına ilişkin verilen kararların hukuki değerden yoksun olduğu tespit edilmiştir.
2.Somut olayda, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbarı üzerine 30.03.2023 tarihli tensip tutanağı ile kovuşturmanın yeniden başladığı, dava derdest iken Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği göz önüne alındığında, sanığın lehine olan seri yargılama usulünün uygulanması gerektiği cihetle, kamu davasının durmasına ve dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2023 tarihli ve 2023/272 Esas, 2023/606 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2026 tarihinde karar verildi.