"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/ 524 E., 2025/ 1097 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Kısmen kabul
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, davacı vekilinin temyiz istemi bakımından 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, davalı vekilinin temyiz istemi bakımından hükmün miktar bakımından davalı açısından kesin olduğu tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.574,09 TL maddi ve 4000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat bakımından, davalı vekilinin manevi tazminat bakımından istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun maddi tazminat bakımından usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen bozma kararı üzerine, dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesince tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.574,09 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, davanın reddi gerektiğine ve saire ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda,
Tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa Cumhuriyet Başssavcılığı'nın 2019/5738 soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 18.02.2017-14.04.2017 tarihleri arasında 55 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kyok kararının 08.03.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Temyize konu karar tarihi itibariyle 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. Maddesinin ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
“(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” yürürlükte olduğu, düzenlemeye göre karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının belirlenmesinde dava tarihinin esas alınması gerektiği, Bölge Adliye Mahkemelerinden gelen dosyalarda temyiz kesinlik sınırının 2019 yılı için 58.800,00 TL olduğu, ;davacı lehine hükmedilen toplam 6.574,09 TL tazminata ilişkin hükmün yalnızca davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 27.274,09 TL tazminata hükmedildiği ve artırılan 21.000 TL bakımından hükmün davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.01.2026 tarihinde karar verildi.