Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/7624 E. 2026/629 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/827 E., 2025/1698 K.

SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 134/1, 43/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekili ve sanık müdafinin istinaf başvuruları üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı Kanunun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Dairemizin, 03.12.2024 tarihli, 2022/995 Esas, 2024/7067 Karar sayılı ilamıyla; sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Kanunun 134/1, 43/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından ve hakkında isnat edilen suçları işlediğine dair şüphenin varlığının kabul edilmesi halinde şüphenin müvekkilin lehine yorumlanarak beraatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi nedeni ile ve resen görülecek nedenler ile kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanların evlerinin teras kısmını evinin duvarında açmış olduğu delikten izleyerek katılanların özel hayatının gizliliğini ihlal eden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli ve kesin delil bulunmadığında gerekçesiyle müsnet suçtan 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

İlgili kararın temyizi üzerine Dairemizce "sanığın hakkında atılı özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde yazılı şekilde beraat hükmü tesisi hukuka aykırı" olduğu gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.

Dairemizce verilen bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince genel hükümlere göre yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 134/1. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5237 sayılı Kanunun 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§