Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/7353 E. 2026/24 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2024/3081 E., 2025/4015 K.

SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma

HÜKÜM: Temyiz istemlerinin kabule değer sayılmamasınından dolayı reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile ek kararın onanması

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen temyiz isteminin reddine dair ek kararın; sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, gereği düşünüldü:

16.01.2025 olan ek karar tarihinin 17.01.2024 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilerek yapılan inceleme de;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi ve atılı suçun basit yargılama usulüne tabi olduğu gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilerek dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince basit yargılama usulüne göre verilen karara sanık müdafinin itiraz etmesi üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ve müdafinin temyiz isteminin süre yönünden reddine dair ek karar verilmiş Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ve müdafinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile ek kararın onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. GEREKÇE VE KARAR

A) Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden;

Sanık müdafinin yokluğunda verilip 04.12.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesininde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 15.01.2025 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından CMK'nın 296/1. maddesi gereğince verilen temyiz isteminin reddine dair 16.01.2025 tarihli ve 2024/3081 Esas, 2024/4015 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin Tebliğname'ye uygun olarak 5271 sayılı CMK’nın 296/2. maddesi gereğince oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

B) Sanığın Temyiz İstemi Yönünden;

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2023 tarihli ve 2023/11-49 Esas, 2023/277 Karar sayılı kararı ile 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, aleyhine temyiz yoluna başvurulabilecek nitelikteki kararın, içeriği hakkında bilgi sahibi olma ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânı olan sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ve 5271 sayılı CMK'nın 35. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, temyiz incelemesine konu gerekçeli kararın, kamu davasının asli bir süjesi ve tarafı, diğer bir anlatımla cezanın sorumlusu olan ve yokluğunda kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan sanığa tebliğ edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanılmaması karşısında sanığın 16.01.2025 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olması nedeniyle sanığın temyiz isteminin reddine dair 16.01.2025 tarihli ek kararın kaldırılarak yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," ve aynı Kanun'un 280/1-f maddesinde "Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," karar verilebileceği belirtilmiş olup; aynı Kanun'un 280/1-g maddesinde ise "Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra (…) davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, karar verir" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

Anılan düzenlemeler kapsamında İlk Derece Mahkemesince verilen ilk hükme yönelik istinaf talebi hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisinin bulunmaması nedeniyle vermiş olduğu ilk bozma kararının karar tarihi itibariyle yürürlükte olan kanuni düzenleme uyarınca da hukuka aykırı olup bu karara istinaden verilen sonraki kararların da hukuki değerden yoksun olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararına uyarak vermiş olduğu kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.01.2026 tarihinde karar verildi.

§