Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/6952 E. 2026/698 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/ 305 E., 2025/ 1340 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : Kısmen kabul

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, davacı vekilinin temyiz istemi ve davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz istemi bakımından 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, davalı vekilinin temyiz istemi bakımından hükmün miktar bakımından davalı açısından kesin olduğu tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 70.000 TL maddi ve 70.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 534,30 TL maddi ve 1000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat bakımından, davalı vekilinin manevi tazminat bakımından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun maddi tazminat bakımından reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen bozma kararı üzerine, dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesince tazminat talebinin kısmen kabulü ile 517,14 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin ve davalı vekilince katılma yolu ile yapılan temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının ve vekalet ücretinin eksik olduğuna ve saire ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda,

Tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/ 20692 soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütü adına eylem ve faaliyette bulunma suçundan 16.03.2018- 26.03.2018 tarihleri arasında 10 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 13.08.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, beraatine hükmedildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen 3 aylık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenip davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

1- Davalı vekilinin 08.07.2025 tarihli dilekçe ile yaptığı temyiz isteminin incelenmesinde;

Temyize konu karar tarihi itibariyle 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. Maddesinin ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” yürürlükte olduğu, düzenlemeye göre karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının belirlenmesinde dava tarihinin esas alınması gerektiği, Bölge Adliye Mahkemelerinden gelen dosyalarda temyiz kesinlik sınırının 2018 yılı için 47.530,00 TL olduğu, davacı lehine hükmedilen toplam 15.517,14 TL tazminata ilişkin hükmün, temyiz isteminin katılma yolu ile de yapılmadığı dikkate alınarak davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

2- Davacı vekilinin ve katılma yolu ile davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;

Bozma ilamına uyularak yapılan yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen tazminat miktarına göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmedilen vekalet ücretinde sorun bulunmadığı, ancak 03/10/2024 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/4 maddesindeki, "Temyiz başvurusu üzerine verilen bozma kararı sonrasında istinafta görülen duruşmalı işlerde, duruşma sayısına göre, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18 inci sırasının (b) veya (c) bentlerine göre avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, Bölge adliye Mahkemesince yapılan yargılama için 16.000 TL. maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasınına; '' 03/10/2024 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/4 maddesindeki, "Temyiz başvurusu üzerine verilen bozma kararı sonrasında istinafta görülen duruşmalı işlerde, duruşma sayısına göre, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18 inci sırasının (b) veya (c) bentlerine göre avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak bozma kararı üzerine yapılan yargılama için 16.000 TL maktu vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.01.2026 tarihinde karar verildi.

§