Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/6679 E. 2026/630 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/117 E., 2025/2684 K.

SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 134/1-2. cümle, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Dairemizin, 26.11.2024 tarihli, 2022/3837 Esas, 2024/6748 Karar sayılı ilamıyla; sanığın eyleminde suç işleme kastı bulunmadığı ve hukuka aykırılık bilinci ve iradesiyle hareket etmediği gözetildiğinde, sanık hakkında unsurları oluşmayan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanığın üzerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın ses kaydı alarak üzerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlali suçunu işlediğine, sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiğine, suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ile avukatı olan katılanın vekil-müvekkil ilişkileri devam ederken, katılan tarafından mağdur edildiğini düşünen sanığın iddiasını ispatlamak amacıyla katılanla aralarındaki konuşmaları kayıt altına aldığı olayda, sanık ile katılan arasındaki şifai sözleşmenin kayıt altına alınmasının delil amaçlı olması nedeniyle hukuka uygun olduğu, sanığın bunu mahkemede ve ilerde aralarında doğabilecek ihtilaflarda delil amaçlı olarak kaydettiği, bunun hukuka uygunluk sebebi olduğunu bundan dolayı bu işlemde herhangi suç unsuru bulunmadığı ve meşru amaç ile yapıldığı anlaşıldığından sanığın 5237 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın katılan ile yaptığı görüşmeleri kaydettiği konusunda duraksama olmadığından, bu şekilde oluşan eylem 5237 sayılı Kanunun 134/1. maddesinde tanımı yapılan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmakla ilk derece mahkemesinin bu suçtan kurduğu beraat kararının kaldırılmasına, sanığın kişilerin özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Kanunun 134/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına, gizliliğin seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi dikkate alınarak aynı Kanunun 134/1 maddesinin 2. cümlesi uyarınca cezanın bir kat arttırılmasına karar verilmiştir.

İlgili kararın temyizi üzerine Dairemizce "sanığın eyleminde suç işleme kastı bulunmadığı ve hukuka aykırılık bilinci ve iradesiyle hareket etmediği gözetildiğinde, sanık hakkında unsurları oluşmayan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.

Dairemizce verilen bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince genel hükümlere göre yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5237 sayılı Kanunun 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§