"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/375 E. 2016/429 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nun 85/1, 62/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, sanık ... hakkında TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/4. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz etmiştir.
Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, sanığın sorumluluklarını yerine getirdiğine, ölenin kendi dikkatsizliği ile neticeye sebep olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Sanık ...'nin ... sayılı yerde bulunan inşaat işinin işvereni olduğu, 2 katlı evin inşaatını yapması konusunda sanık ... ile anlaştıkları, sanık ...'nun da kalıp ustası olarak ölen ... ile anlaştığı, olay günü inşaatta çalışılmaya başlandığı sırada tanık olarak dinlenen ...'ın inşaatın tahta merdivenini çaktığı, ölenin ise tahtaları öne doğru döşediği sırada döşediği tahtadan ayağının kayması sonucu yere düştüğü ve kaldırıldığı hastanede olaydan yaklaşık 9 gün sonra öldüğü, ölü muayene ve otopsi tutanağına göre yüksekten düşme ile meydana gelen beden travmasına bağlı beyin kanaması neticesinde öldüğünün tespit edildiği, söz konusu inşaatta işin yetkili teknik eleman denetim gözetim ve sorumluluğunda yaptırılmamış olduğu, iş yerinde sağlık güvenlik planı ve risk değerlendirilmesinin yapılmadığı, iş güvenliğinin çalışanların insiyatifine bırakıldığı, itibar edilen bilirkişi heyet raporu doğrultusunda işveren sanık ...'nin olayın meydana gelmesinde uzman bir mütteahit veya usta görevlendirmemiş olması nedeniyle tali derecede kusurlu olduğu, sanık ...'nun ise işi yetkili teknik eleman denetim gözetim ve sorumluluğunda yapmadığı, olayın oluş biçimine göre yüksekten düşme riskine karşı tedbir almadığı, ölenin yaş durumu dikkate alınarak bünyesinin yaptığı işe uygun ve dayanıklı olduğuna dair rapor aldırılmadan çalıştırılmış olması, öleni mesleki yönden ve iş sağlığı güvenliği yönünden bilgilendirmediği, emniyetli çalışma alışkanlığı kazandırmadığı ve gerekli denetimleri yapmadığı, dolayısıyla olayın meydana gelmesinde asli derecede sorumlu olduğu, ölenin ise yüksekte çalışırken dikkatsiz ve tedbirsiz hareket etmiş olması nedeniyle tali derecede sorumlu olduğu kabul edilerek sanıkların TCK'nın 85/1. maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A-Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas-2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ''suçun işlenmesinde kullanılan araçlar'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin (50/1-a) gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün "2" nolu fıkrasında yer alan " suçun işlenmesinde kullanılan araçlar," ibaresinin çıkarılması ve " 50/4 maddesi" ibaresinin "TCK'nın 50/4 maddesi delaletiyle 50/1-a" şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas-2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ''suçun işlenmesinde kullanılan araçlar'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün "1" nolu fıkrasında yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar," ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2026 tarihinde karar verildi.