"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/80 E. - 2024/168 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yapılan yargılama sonunda, anılan Kanunun 70, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, kararın 21.06.2021 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12.11.2023 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiş, hüküm 03.01.2024 tarihinde kesinleşmiş, yapılan ihbar üzerine sanık hakkındaki hüküm 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanmış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; süre tutum dilekçesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü aracına yakıt almakta olan sanığın açık olan araç kapısından dava konusu 1 adet kılıç, 2 adet metal tas ve 1 adet metal çanın kolluk kuvvetleri tarafından görülmesi üzerine sanığa sorulduğunda, sanığın, eserlerin dedesinin dedesinden kaldığını, hatıra amacıyla evine götürdüğünü beyan ettiği, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bağımsız bilirkişi raporunda suça konu eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında kaldıklarının belirlendiği anlaşılmakla, sanığın, sübut bulan 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde düzenlenen “izinsiz kültür varlığı bulundurmak” suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2026 tarihinde karar verildi.