"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/755 E., 2025/170 K.
SUÇLAR : Sahte belge düzenlemek, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzelterek onama
Sanık hakkında Yargıtay 11. Ceza Dairesince verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine, Manavgat 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/223 Esas sayılı dosyanın bu dosya ile birleştirilmesinden sonra sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 5237 sayılı Kanun'un 62... . maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2012, 20 13... yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62... . maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemi üzerine, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz istemi; faturalardaki imzanın sanığa ait olmadığına, birçok sektörde faaliyette bulunduğuna, ... isimli personelin faturaları düzenlediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin belirtilmediğine, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından verilen bozma ilamı ve Manavgat 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/223 esas sayılı dosyanın bu dosya ile birleştirilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; sanık savunmaları, vergi tekniği raporları, vergi suçu raporu, vergi suçu mütalaası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın yetkilisi olduğu .... Ltd. Şti. hakkında vergi dairesince defterler üzerinde inceleme yapılmak istendiği, sanığın şirketinin faaliyetine son verdiğinin tespit edilmesi üzerine dairece 20 13... defterlerini sunması yönünde, sanığın adresine ihtarlı davetiye gönderildiği, iade geldiği, devamında sanığın mernis adresine tekrardan ihtarlı davetiye düzenlendiği 13/08/2018 tarihinde ihtarlı pusulanın mükellef sanığın kapısına yapıştırıldığı, ancak 15 günlük süre içerisine sanığın ilgili defter ve bilgileri vergi dairesine sunmadığı görülmekle 213 sayılı Yasanın 359/a-2 maddesinin sübut bulduğu, vergi tekniği ve vergi suçuna konu ve mütalaası bir arada değerlendirildiğinde sanığın 2013 yılında 14 adet sahte fatura düzenlediği, 2014 yılında 19 adet sahte fatura düzenlediğinin tespit edildiği, sanığın 2012 yılında ... Tur.İnş.Ltd.Şti'ye KDV hariç 82.057,00 TL'ye yapmış olduğu kiralama faaliyeti hariç gerçekte hiçbir faaliyeti bulunmadığı halde mal ve hizmet teslimi olmaksızın 3.493.197,00 TL değerinde 43 adet sahte fatura düzenlediğinin tespit edildiği, bilirkişi raporunda da aynı şekilde 20 13... yılı vergi takvim dönemlerine ilişkin her iki yıla dair birden çok sahte faturanın düzenlendiğinin tespit edildiği böylece dosyada mevcut bilgi ve belgeler ışığında hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli, bilimsel verilere dayalı bilirkişi raporu da hükme esas alınarak, dosya kapsamına göre sanığın düzenlediği faturaların bir mal ve hizmet ifasına dayanmadığı, sadece faturaların şekil ve şartları Yasada belirtilen esaslara uyduğu gibi sanık düzenlendiği faturaların haricinde başka bir sevk irsaliyesi, kantar fişi, taşıma irsaliyesi ve benzeri belgelerin ibraz etmemesi de işbu faturaların sahte belgeler olduğunun kabulü ile hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1.Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.