Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/6319 E. 2026/506 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/90 E. - 2025/941 K.

SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, anılan Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyete ilişkin bölümün sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine ilişkin hüküm ile değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hükmün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.11.2024 tarihli, 2022/689 Esas, 2024/6876 Karar sayılı ilamı ile hüküm bozulmuş, bozma ilamına uyularak duruşmalı yapılan yargılama sonunda sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,

Sanık müdafinin temyiz isteği; vekalet ücretine ilişkindir.

III. GEREKÇE VE KARAR

2. derece doğal sit alanında kalan suça konu taşınmazın zemin katında kapalı alan, 1. katta hayat bölümünde kapalı alan oluşturulmak suretiyle izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunulduğunun tespit edilmesi üzerine sanık hakkında dava açıldığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında, taşınmazı 2004 yılında satın aldığını, satın aldığında suça konu bir kısım müdahalelerin yapılmış olduğunu, kendisinin de zemin katta arka cepheye kapı taktırdığını ve üst katta hayat bölümünün ön cephesine cam ve sineklik yaptırdığını, taşınmazın sit alanında kaldığını bilmediğini beyan ettiği, dosya kapsamında mevcut tutanaklar incelendiğinde, taşınmazın tapuda kayıtlı bulunduğu ... Mahallesi Muhtarlığınca sit alanı tesciline ilişkin ilanların mahallinde mutat vasıtalarla yapılmış olduğu anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, atılı suç yönünden sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvuruları üzerine bozma ilamına uyularak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "Dava konusu somut olayda sanığın Ankara'da ikamet edip yazlık olarak kullandığı taşınmazın bulunduğu yerin doğal sit alanı içerisinde bulunduğunu bilmediğini savunup, taşınmazın tapu kaydında bu yönde bir şerh bulunmadığı, taşınmazın bulunduğu yer olan Datça İlçesi ... Mahallesi Muhtarlığının 04.07.2018 tarihli yazısından sit alanı kabulü kararının mahallinde mutat vasıtalarla duyurusunun yapılmadığının belirtildiği, bu bağlamda sanığın bahse konu yerin 2. derece doğal sit alanı vasfında olduğunu bilmediğine ilişkin savunmasının aksine herhangi bir delilin bulunamadığı, ayrıca davaya konu uygulamaların kendisinden önceki malik tarafından yapılıp mevcut haliyle taşınmazı aldığını savunup, bu savunmanın da aksine uygulamaların yeni yapıldığına dair dosyada delil bulunmadığından 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçunun yasal unsurları oluşmadığı, sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği" değerlendirilerek sanık hakkında beraat hükmü tesis edilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Dosya kapsamında mevcut ilan tutanaklarında, taşınmazın tapuda kayıtlı bulunduğu ... Mahallesi Muhtarlığınca sit alanı tesciline ilişkin ilanların 1996 yılında yapıldığının anlaşılması karşısında, sanığın, taşınmazın sit alanında kaldığını bilmediğine yönelik savunmasına itibar edilemeyeceği, sanığın suça konu müdahalelerin bir kısmının taşınmazı satın aldığı 2004 yılından önce yapılmış olduğuna dair beyanı yönünden ise, mahallinde fen, arkeolog ve inşaat mühendisi bilirkişiler refakatinde yeniden keşif icra edilerek, yapıda kullanılan malzemelerin cinsi, yıpranma durumu, renk solmaları, paslanma ve karbonlaşma gibi teknik veriler değerlendirilmek suretiyle suça konu müdahalelerin yapım tarihi tereddütsüz şekilde belirlenip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2026 tarihinde karar verildi.

§