"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2755 E., 2024/2705 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 63/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli hükmü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık ...'nın beraatine karar verilmiş, hükmün sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.02.2024 tarihli ilâmı ile sanık hakkında kurulan hüküm, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda beraat kararı verilmesi sebebiyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmuş, bozma ilâmına uyularak duruşmalı yapılan yargılama sonunda sanık hakkında taksile öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında verilmiş olan beraat kararının usûl ve kanuna aykırı olup bozulması ve sanığın olası kasıtla adam öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine; sanık müdafiinin temyiz sebepleri; vekâlet ücretinin miktarının eksik hesaplandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde Zeytinburnu ilçesi ... Mahallesi ... 3 numaralı adreste ... isimli iş yerinde meydana gelen patlama sonucu iş yerinde işçi olarak çalışan ... ve ... ile o sırada işyerine müşteri olarak gelen ...'ın öldüğü, çevrede bulunan ..., ..., ... ile ...'in yaralandığı olayda, iş yerinin resmi kayıtlardaki sahibi ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5327 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla kusur yokluğundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat hükmü kurulmuştur.
3. Dairemizin 28.02.2024 tarihli ilâmıyla "... duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda beraat kararı verilmesi..." sebebiyle hükmün sair yönleri incelenmeksizin bozulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin, bozma ilâmına uyarak duruşmalı olarak yaptığı yargılama sonunda, sanık ...'nın resmî kayıtlarda iş yeri sahibi olarak görüldüğü, ancak hem sanık hem de temyiz dışı sanık ...'nın bir birini teyit eden beyanlarına göre, mali ve özel hukuk kaynaklı sebeplerden dolayı temyiz dışı sanık ...'un talebi üzerine akrabası olan sanık ...'nın adına söz konusu iş yerinin açıldığı, ancak iş yerini ve işi fiilen sevk ve idare eden kişinin temyiz dışı sanık ... olduğunun, nitekim temyiz dışı diğer sanık ... ve dosyadaki tanık ve mağdur beyanlarına göre de işyerinin gerçek sahibi ve muhatabının temyiz dışı sanık ... olduğunun anlaşıldığı, bu bakımdan yapılan değerlendirmede, sanık ...'nın resmî kayıtlarda iş yeri sahibi görünmek dışında iş yerinin fiili idaresinde herhangi bir rolünün olmadığı, dolayısıyla bu hususta sorumluluğun sanık ...'da olduğu, hukuki sorumluluk ile cezai sorumluluğun birbirinden farklı olduğu ve sanık ...'ya cezai yönden yüklenecek kusur bulunmadığı anlaşılmış olmakla, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
12.07.2014 tarihinde sanık ...'nın resmî evraklarda yetkili olarak görüldüğü ancak temyiz dışı sanık ...'nın fiili yönetiminde bulunan...isimli iş yerinde bir patlama meydana geldiği, iş yerinde müşteri olarak bulunan ... ile işçiler ... ve ...'in öldüğü, ..., ..., ... ile ...'in ise yaralandığı, patlamanın meydana geldiği binanın dört katlı apartman olup, bodrum katının ambalaj malzemeleri için depo alanı, giriş katının aynı Şirket tarafından ambalaj ürünleri satış mağazası, diğer üç katın ise mesken olarak kullanıldığı, iş yerinin bulunduğu giriş kat ve depo kısmının intifa hakkı sahibinin ... olduğu ve kendisinden yazılı kira sözleşmesi olmaksızın kiralandığı, olaydan 2-2,5 ay önce açılan iş yerinin ruhsatının olmadığının tespit edildiği,
Patlamanın olduğu iş yerinde herhangi bir üretim yapılmadığı, ağırlıklı olarak npe foam ticari isimli polietilen köpük malzeme, pöliüretan köpük, plastik esaslı ambalaj malzemeleri, karton kutu, tek kullanımlık tabak, çatal, kaşık, koli bandı vb. eşyaların depolandığı ve satıldığı, patlamanın gerçekleştiği depo bölümünde bulunan npe foam malzemenin, temyiz dışı sanık ...'nun yetkilisi olduğu Asama İzalosyon Limited Şirketinden satın alındığı ve patlama olayından bir gün önce teslim alınarak patlamanın gerçekleştiği bodrum katına depolandığının anlaşıldığı,
Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler, keşif tutanakları ve bilirkişi raporları kapsamına göre; olay günü saat 11.30 sıralarında iş yerinin bodrum katında bulunan depo kısmı kaynaklı büyük bir patlama gerçekleştiği ve yangına dönüştüğü, binanın dikey ve yatay kolonlarının büyük basınç etkisiyle parçalanarak ufalandığı, olay yerinde bulunduğu belirtilen piknik tüpünün tam dolu olması ve tamamının ortama boşalması durumunda bile bu büyüklükte bir patlamaya neden olmayacağı, üretim yapılmaması nedeniyle elektrik yüklenmesi, kontağı ya da toz birikmesi oluşmayacağı, iş yerinde doğal gaz tesisatı ve kullanımı bulunmadığı, iş yerinin doğal gaz abonesi olmadığı, binada ve çevresinde yapılan ölçümler sonucu gaz kaçağı tespit edilmediği, bu sebeple patlamanın doğal gaz kaynaklı olmadığının anlaşıldığı, yapılan tüm inceleme ve tespitler neticesinde, patlamanın ... isimli iş yerinde depolanmış olan malzemelerin ortama salınan gazlarından kaynaklandığının tespit edildiği, bu hususta yapılan değerlendirmelere göre kaza anında iş yerinin bodrum katında depolanan polietilen köpük esaslı rulo halindeki yalıtım malzemenin üretimi esnasında hidrokarbon esaslı bir gazla (genellikle ... veya bütan) işleme tutulduğu, bu nedenle yapısında %5'e kadar işlem yaptığı gazdan bulunduğu, söz konusu malzemenin taşınması ve depolanması sırasında patlayıcı özellikte hidrokarbon gazı salınımı riski göz önüne alınarak çalışılması gerektiği, örneğin üretimi sonrasında açık alanda havalandırarak gaz salınımının sağlanması sonrasında sevk edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu gerekliliğin yerine getirildiği yönünde dosyada delil bulunmadığı, benzer şekilde bodrum katında gaz salınımı yapabilecek malzemelerin depolanmasına rağmen patlamadan korunmaya dair dokümanların bulunmadığı, patlayıcı ortam oluşabilecek bölgeler uygun şekilde belirlenmediği, iş ekipmanının tasarımı, işletilmesi, kontrolü ve bakımının güvenlik kurallarına uygun olarak sağlanmadığı, depolama alanında dedektör ve gaz alarmı bulunmadığı, yeterli havalandırma sistemi mevcut olmadığı, bu şekildeki belirlemelere göre patlamanın depolanan bu polietilen köpük esaslı rulo malzemeden ve iş yerinde depolanan diğer plastik maddelerden salınan gazların havadan ağır olması sebebiyle birikmeye başlaması sonrasında herhangi bir statik elektriklenme veya küçük bir kıvılcımla temas ederek ortamda şiddetli bir patlamaya neden olduğu değerlendirildiği olay kapsamında; sanık ...'nın ... Sicil Müdürlüğündeki kayıtlara göre .... Şti. sahibi ve yetkilisi olarak görünmesi sebebiyle bu Şirket adı altında açılan ... isimli iş yerinde meydana gelen patlamadan dolayı hakkında yargılama yapılmış ise de tüm dosya kapsamı ile tereddütsüz şekilde belirlendiği üzere sanığın eyleminin, dayısının oğlu olan temyiz dışı sanık ...'nın ticari problemleri nedeniyle kendi adına iş yeri açmak konusunda zorluk içerisinde bulunması karşısında, yardım etmek amacıyla adına iş yeri açılmasını kabul etmekten ibaret olduğu, patlamanın meydana geldiği ... isimli iş yerinin fiili idaresi hususunda herhangi bir hak ve yetkisinin bulunmadığı, başkaca bir firmada sigortalı işçi olarak çalıştığının görüldüğü, hukuki manada sorumluluğunun inceleme konusu dışında bulunduğu ancak cezai manada eylemi ile meydana gelen netice arasında illiyet bağının kurulmasının mümkün olmaması karşısında, beraatine ilişkin kabul yerinde görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığının dava dosyası içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama için 5.450,00 TL, Bölge Adliye Mahkemesindeki tek oturumluk duruşmalı iş için 10.200,00 TL olmak üzere toplam 15.650,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde toplam 12.925,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hükmün üçüncü paragrafının çıkarılarak yerine "... karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama için 5.450,00 TL, Bölge Adliye Mahkemesindeki tek oturumluk duruşmalı iş için 10.200,00 TL olmak üzere toplam 15.650,00 TL vekâlet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine," ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2026 tarihinde karar verildi.