"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3832 E., 2020/1476 K.
SUÇLAR : İftira, taksirle öldürme
KARAR/HÜKÜM : İade, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî ret, kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında iftira suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ve taksirle öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık müdafiinin sanık hakkında iftira suçundan verilen karara yönelik temyiz istemi yönünden; sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılması ve Bölge Adliye Mahkemesince anılan karar yönünden istinaf olanağının bulunmamasından dolayı iade kararı verilmesi nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği,
Sanık müdafiinin, katılanlar... ve ... vekilinin, katılan ... vekilinin ve katılan ... vekilinin sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, iftira suçundan TCK'nın 267/1, 269/2. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5-6-7. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince iftira suçu yönünden, istinaf talebinin incelenmeksizin iadesine, taksirle öldürme suçu yönünden, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz isteminin reddine, sanık müdafiinin sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik temyiz isteminin incelenmeksizin iadesine ve sanık müdafii, katılan ... vekili ile katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz isteği, gerekçeli kararın kendilerine tebliğini istediklerine, katılan ... vekilinin ve katılan ... vekilinin temyiz sebepleri, sanık hakkında eksik cezaya hükmolunduğuna, sanık müdafiinin temyiz sebepleri, kusura, ceza miktarına, takdiri indirim ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, iftira suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 01.01.2018 tarihinde, gündüz vakti, meskun mahal içinde, sanığın, sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında dönel kavşakta kendisine yönelik "DUR" levhasına rağmen kavşağa giriş yapması üzerine kavşağın sağ kolundan gelen katılan ... idaresindeki otomobil ile çarpışmaları neticesinde ...'in otomobilinde yer alan bir kişinin hayatını kaybetmesi, bir kişinin nitelikli ve dört kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, sanık hakkında asli kusurlu olduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan ve aracı başkasının kullandığını söylemesi nedeniyle iftira attığı kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 267/1. maddesindeki iftira suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafiinin iftira suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmeksizin iadesine, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin taksirle öldürme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; sanık hakkında taksirli suçtan hüküm kurulmasına rağmen hak yoksunluklarına hükmedildiği ve 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin uygulanmamasına dair gerekçenin hatalı olduğu gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılması yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Sanık Müdafiinin İftira Suçundan Verilen Karara Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanun'un 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı, Bölge Adliye Mahkemesince de bu karara yönelik istinaf başvurusunun itiraz kabul edilerek incelemeye yetkili mahkemeye gönderilmek suretiyle incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verildiği gözetildiğinde, temyizen incelenebilir bir karar bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Katılanlar ... ve ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede
Katılanlar vekilinin yüzüne karşı verilip 23.09.2020 tarihinde tefhim edilen kararı, 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî sürede 23.09.2020 tarihli temyiz nedeni içermeyen süre tutum dilekçesi ile temyiz ettiği, katılanlar vekiline gerekçeli kararın 14.10.2020 tarihinde elektronik yolla tebliğ edilmesi üzerine, katılanlar vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı, ancak Bölge Adliye Mahkemesi kararında ya da katılanlar vekiline yapılan tebligatlarda, 5271 sayılı CMK'nın 295/1. maddesi uyarınca temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 günlük ek süre içerisinde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe sunabileceğinin, bu süre içerisinde yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz sebebi bildirmemesi hâlinde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceğinin ihtar edilmediği anlaşıldığından, söz konusu eksikliğin giderilmesi için Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.10.2023 tarihli ve 2023/6-93 Esas, 2023/549 Karar sayılı kararına göre katılanlar vekiline yapılacak meşruhatlı tebligatla 5271 sayılı CMK'nın 295/1. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 7 günlük ek süre içerisinde yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz sebebi bildirilmesi gerektiği, aksi hâlde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedilebileceği ihtarı ile usûlüne uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve verilmesi durumunda gerekçeli temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi, verilmemesi durumunda mevcut hâliyle süre tutum dilekçesine dayalı olarak inceleme yapılması amacıyla dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
C. Sanık Müdafiinin, Katılan ... Vekilinin ve Katılan ... Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Yapılan İncelemede
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2026 tarihinde karar verildi.