"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/162 E., 2025/181 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 600.000,00 TL maddi ve 600.000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 26.12.2018- 21.03.2019 tarihlerini kapsayan tutukluluk süresi için 5.642,33 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi tazminatın 26.12.2018 tarihinden, 16.10.2020- 15.03.2022 tarihlerini kapsayan tutukluluk süresi için 50.698,48 TL maddi ve 75.000,00 manevi tazminatın 16.10.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekili tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03.03.2025 tarihli, 2024/722 Esas ve 2025/2201 Karar sayılı ilamı ile manevi tazminat miktarlarının davacı aleyhine eksik hesaplandığından bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş ve bozma üzerine ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 26.12.2018- 21.03.2019 tarihlerini kapsayan tutukluluk süresi için 5.642,33 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın 26.12.2018 tarihinden, 16.10.2020- 15.03.2022 tarihlerini kapsayan tutukluluk süresi için 50.698,48 TL maddi ve 150.000,00 manevi tazminatın 16.10.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; koşulları bulunduğu halde davanın tamamı yerine kısmen kabulüne karar verilmesi ile hükmedilen tazminat miktarlarının eksik hesaplanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/236 Esas – 2022/376 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 26.12.2018 - 21.03.2019 tarihleri arasında 85 gün, 16.10.2020 - 15.03.2022 tarihleri arasında 515 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.10.2022 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekili tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03.03.2025 tarihli, 2024/722 Esas ve 2025/2201 Karar sayılı ilamı ile manevi tazminat miktarlarının davacı aleyhine eksik hesaplandığından bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş ve bozma üzerine ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 26.12.2018- 21.03.2019 tarihlerini kapsayan tutukluluk süresi için 5.642,33 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın 26.12.2018 tarihinden, 16.10.2020- 15.03.2022 tarihlerini kapsayan tutukluluk süresi için 50.698,48 TL maddi ve 150.000,00 manevi tazminatın 16.10.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
I. Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;
14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,
Temyize konu Dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde en son bozmaya konu olan hükmün karar tarihi olan 13.07.2023'de HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen
kesinlik sınırının 17.830,00 TL olduğu anlaşıldığından, temyiz taleplerinin 17.830,00 TL kesinlik sınırına tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, davalı vekili yönünden 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul 37.Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 37.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2026 tarihinde karar verildi.