Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/6236 E. 2026/516 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/62 E., 2025/82 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan reddi ile onama

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk tedbiri nedeniyle 5.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine, 17.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04/02/2025 tarihli 2022/7506 Esas ve 2025/1068 Karar sayılı ilamı ile manevi tazminat miktarının davacı aleyhine eksik hesaplandığından bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş ve bozma üzerine ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 150.000,00 TL manevi tazminatın talebe bağlı olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz talebi yönünden temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; koşulları bulunduğu halde davanın tamamı yerine kısmen kabulüne karar verilmesi ile hükmedilen tazminat miktarlarının eksik hesaplanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/20 Esas – 2018/120 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütü propagandası yapmak suçundan 10.02.2017 - 15.06.2017 tarihleri arasında 125 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.05.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmün davacı asile 01.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutuklamanın infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, bu suretle kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ve infaz araştırması yapılmadığı gerekçeleri ile istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılan yargılama sonucu davacının talebinin kısmen kabulü ile 5.756.58 TL maddi ve 9.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 21.10.2024 tarihli, 2022/6124 Esas ve 2024/5573 Karar sayılı ilamı ile maddi ve manevi tazminat miktarlarının davacı aleyhine eksik hesaplandığından bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş ve bozma üzerine ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 5.820,16TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın talebe bağlı olarak gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Davacı vekilinin haksız gözaltı ve adli kontrol nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminat talebine ilişkin İlk derece mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda hüküm kurulmamış ise de bu hususta hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,

Temyize konu Dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde en son bozmaya konu olan hükmün karar tarihi olan 20.04.2022'de HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 8.000,00TL olduğu anlaşıldığından, temyiz taleplerinin 8.000,00TL kesinlik sınırına tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, davalı vekili yönünden 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CUMK'un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1 maddesi uyarınca Ermenek Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2026 tarihinde karar verildi.

§