Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/6130 E. 2026/3289 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/161 E., 2025/994 K.

SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2025/161 Esas, 2025/994 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 31.10.2024 tarihli ve 2021/7873 Esas, 2024/5935 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Kanunun 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesinin, 13.06.2018 tarihli ve 2017/45 Esas, 2018/152 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesin tarafından verilen kararın katılan vekili tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 31.10.2024 tarihli ve 2021/7873 Esas, 2024/5935 Karar sayılı kararı ile duruşma açılmadan sanığın beraatine karar verilemeyeceği gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2025/161 Esas, 2025/994 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanunun 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ortadan kaldırılarak sanığın üzerine atılı suçtan 5271 sayılı Kanunun 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve 2022/11-3 Esas, 2022/469 Karar sayılı ilâmı ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen kararın özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğunun belirtildiği ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği nazara alındığında, Dairemizin 31.10.2024 tarihli bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada, bozma kararı doğrultusunda duruşma açılıp karar verildiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyize konu işbu kararı özde direnme kararı niteliğinde olmayıp yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile inceleme yapılmıştır.

Sanık tarafından, 1. ve 2. derece doğal sit alanında kalan ... etrafında izinsiz olarak iskele, wc, büfe yapıldığı, sahil kumuna müdahale edildiği ve sahilde düzenleme yapıldığı iddiasıyla açılan davada, 03.05.2018 tarihinde icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında, suça konu müdahalelerin kaldırılmış olduğunun ve zeminin doğal haline dönüştüğünün belirtildiği anlaşılmakla, sanığın atılı suç yönünden beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Yeşilova Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2026 tarihinde karar verildi.

§