"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/904 E., 2023/1024 K.
DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 280.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek ticari faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davacının el koyma nedeniyle zarara uğradığına, istinaf mahkemesinin bozma ilamına uyulmadığına, kararın bozulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 34. Asliye Ceza mahkemesinin 2016/345 Esas- 2017/54 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, malen sorumlu davacıya ait 04... plakalı çekici ve 04... plakalı dorse hakkında CMK 128. maddesi ve 5607 sayılı Kanun'un 10/1. maddesi gereğince Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21.04.2016 tarih, 2016/243 Değişik İş sayılı kararı ile şerh konularak el koyma kararı verildiği, el konulan araçların Bakırköy 34. Asliye Ceza mahkemesinin 2016/345 Esas sayılı Ek kararı ile şerh konularak sahibine iadesine karar verildiği ve 16.11.2016 tarihinde dorse ve çekicinin sahibine iade edildiği, yapılan yargılama sonunda dosya dışı sanıkların 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan beraatine, el konulan eşyaların sahibine iadesine karar verildiği, kararın 12.05.2017 tarihinde kesinleştiği, araç üzerindeki şerhin ise 25.09.2017 tarihinde kaldırıldığı, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, dosya kapsamına göre davacıya ait araç hakkında Iğdır Hazırlık Bürosunun 2015/2905 sayılı soruşturma dosyasında ihtiyati tedbir kararı bulunduğu, 5607 sayılı Kanunun 10. maddesinin 2. fıkrasındaki “13 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmesi, Türkiye'de sicile kayıtlı olmaması ya da soruşturma ve kovuşturma devam ederken, kaçakçılık suçunun işlenmesinde tekrar kullanılması halinde, el konulan araç alıkonulur. Sahibinin aracın değeri kadar teminatı alıkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde gümrük idaresine teslim etmesi halinde, araç sahibine iade edilir. Aksi takdirde, tasfiye idaresi tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin derhal tasfiye olunur. Tasfiyenin satış suretiyle gerçekleşmesi halinde, satıştan elde edilen gelirden taşıtın muhafaza edilmesi ve satışı için gerekli olan bütün masraflar karşılandıktan sonra kalan miktar, kovuşturma sonucuna göre işlem yapılmak üzere emanet hesabına alınır. ” düzenlenmesi gereğince davacıya ait dorse ve çekicinin ikinci kez suçta kullanılması nedeniyle yapılan el koyma işleminin hukuka aykırı olmadığı anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.01.2026 tarihinde karar verildi.