Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/6068 E. 2026/457 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/999 E., 2023/1032 K.

DAVA : 466 Sayılı Kanun Gereğince Tazminat

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacılar vekilinin haksız yakalama, gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 1.000.000,00 TL maddi, 3.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 01.08.1980 tarihinen işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacılar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacılar vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında bir kısım suçlardan beraat kararı verilmiş olduğu ve beraat kararları yönünden davanın kabul edilmesi gerektiğine, yargılamanın uzun sürdüğüne ve davacının haklarının ihlal edildiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas – 2009/390 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 765 sayılı TCK'nın 141/4 ve 536. maddeleri ile 353 sy Kanun'un 71. maddesi uyarınca 01.08.1980-27.10.1989 tarihleri arasında 3374 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda anayasal düzeni zorla değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan beraatine, yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçundan ise zamanaşımından düşme kararı verildiği, kararların 24.05.2011 tarihinde kesinleştiği, davacı hakkında atılı diğer suçlar bakımından ise beraat kararı verildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 466 sayılı Kanuna tabi olduğunun anlaşıldığı, tazminata esas ceza davasında davacının ''örgütsel amaçlı yazma eylemine katıldığı sabit görülmekle eylemlerinin TCK.nun 168/2 maddesi kapsamında kaldığı ve öngörülen cezanın yukarı haddi itibari ile tabii olduğu zamanaşımı süresinin TCK.nun 102/3 ve 104/2 maddeleri uyarınca dolduğu anlaşılmakla 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine, sanığın üzerine atılı diğer suçlamalardan beraatine" karar verildiği anlaşıldığından, tutuklama kararı verilen suç yönünden düşme kararı verildiği ve 466 sayılı Kanun kapsamında zamanaşımından düşme kararı için tazminat koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Karar başlığında dava konusunun ''466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' olarak yazılması gerekirken ''Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat'' olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacılar vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

466 sayılı Kanunun 1. madddesinde tazminat istenebilecek hallerin tahdidi olarak sayıldığı; söz konusu kanunun 1/6 maddesinde "...Kanuna dairesinde yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturma yapılmasına veya son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına veyahut beraatlerine veya ceza verilmesine mahal olmadığına karar verilen... kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar, bu kanun hükümleri dairesinde Devletçe ödenir." şeklindeki düzenlemeye göre somut olaya bakıldığında; dosya kapsamında tutuklama müzekkeresinin 765 sayılı TCK'nın 141/4 ve 536. maddeleri ile 353 sy Kanun'un 71. maddesine ilişkin olduğu ancak dosya kapsamında davacının anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan beraat ettiğinin ve beraat kararının 24.05.2011 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, davacı hakkında düzenlenmiş tutuklama müzekkerelerinin tamamının temini ile davacının beraate konu suçlar yönünden tutuklanmış olması halinde, davanın esası hakkında inceleme yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.01.2026 tarihinde karar verildi.

§