Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/5968 E. 2026/414 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/264 E., 2024/347 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Davacı vekili dava dilekçesiyle haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 18.10.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiş, 03.08.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat talebini yükselterek 100.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 5.830,02 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 18.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 50.197,45 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi tazminatın 11.04.2017 tarihinden tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile davacının 18.10.2016 - 27.02.2017 tarihleri arasında tutuklulukta kaldığı ve ilk infaz gördüğü süreler için 5.830,02 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 18.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 11.04.2017 - 10.10.2019 tarihleri arasında ikinci kez infaz gördüğü süreler için 50.180,45 TL maddi tazminatın ve 75.000,00 TL manevi tazminatın ikinci infazın başladığı tarihi olan 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kabul edilen tazminat miktarına göre kesinlik sınırı nedeniyle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığına, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/194 Esas, 2020/78 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "Çocuğun Cinsel İstismarı" suçundan yargılandığı, Çay Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.10.2016 tarihli ve 2016/76 Sorgu numaralı kararı ile tutuklandığı, 18.10.2016 - 10.10.2019 tarihleri arasında toplam 1044 gün tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 10.06.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin 18.10.2016 - 27.02.20 17... .04.2017 - 10.10.2019 tarihleri arasında infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. Maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu, kabul edilen toplam tazminat miktarının 141.010,47 TL anlaşıldığından tebliğnamede temyiz isteminin kesinlikten reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1- Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.05.2018 tarihli ve 2017/13-1818 Esas, 2018/1025 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinin ve bedensel bütünlüğünün iradesi dışında ihlali hâllerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Zarar görene tanınmış olan manevi tazminat hakkı kişinin sosyal, fiziksel ve duygusal kişilik değerlerinin saldırıya uğraması durumunda öngörülen bir tazminat türüdür. Kişinin, hukuka aykırı olan eylemden dolayı bozulan manevi dengesinin eski hâline dönüşmesi, duygusal olarak tatmin edilmesi, zarar verenin de bir daha böyle bir eylemde bulunmaktan alıkonulması amacını güder.

Zarar gören, uğradığı haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminatın miktarını tayin ve talep edebilir. Hatta zarar gören, maddi zararını kısmi dava olarak bir defada değil, zamanaşımı süresi içinde birden fazla talepler hâlinde isteyebilir. Oysa manevi zarar, haksız eylem sonucunda uğranılan kişilik değerlerindeki azalmanın karşılığı olduğu ve zarar gören tarafından da takdir ve tayin edilebilir bulunduğu için birden fazla bölümler hâlinde istenemez. Bu tazminat bizzat yaşanan acı ve elemin karşılığı olduğu için haksız eylemin meydana geldiği anda gerçekleşir. Ödemenin uzaması, para değerindeki düşüşler, enflasyon nedeniyle alım gücünün azalması gibi nedenlerle hükmedilecek miktarın faizi ile birlikte tahsili zararı karşılamaktan uzak olması, manevi tazminatın bölünerek istenmesini haklı göstermez.

İstemin değiştirilmesi ve artırılması için istekte bulunanın, daha önceki isteminin dışında ve ondan daha fazla alacağının bulunması gerekir. Manevi zararda ise, zarar gören daha önce belirttiği istemi ile zararını açıkladığı ve belirttiği, artık geriye bir alacağı kalmadığı için gerek ayrı bir dava ve gerekse ıslah yoluyla bir istemde bulunamaz. Zira, manevi tazminat bir bütündür. Duyulan acı ve üzüntünün karşılığı dava yolu ile belirlenip, karşı tarafa bildirildikten sonra arttırılması veya yeni bir dava açılarak istenmesi mümkün olmadığından manevi tazminat davası kısmi dava olarak açılamayacağı gibi ıslah yolu ile de istem arttırılamayacaktır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; manevi tazminat bölünemeyeceğinden, zararın doğumunu takiben yaptığı irade açıklaması ile manevi zarar miktarını toplam 50.000,00 TL olarak bildiren davacı tarafın, bağlayıcı olan bu irade beyanından dönerek manevi tazminat miktarını ıslah ile 300.000,00 TL ye artırma olanağı bulunmadığından ıslah edilen miktar üzerinden manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi,

2-Hükme iştirak eden Cumhuriyet savcısının adı, soyadı ve sicil bilgilerinin CMK'nın 232/2-b maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi,

3- "29.06.2021" olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında "21.05.2024" olarak gösterilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2025 tarihinde karar verildi.

§