Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/5781 E. 2026/631 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/281 E., 2025/358 K.

SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulması

Sanık hakkında Dairesimizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 136/1, 43/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşmasız olarak yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan verilen mahkumiyet kararı kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Dairemizin, 25.11.2024 tarihli, 2022/2828 Esas, 2024/6660 Karar sayılı ilamıyla; 5271 sayılı Kanunun 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanığın üzerine atılı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraatine dair hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, suç konusu sahte hesabın sanığın IP adresinden instagrama giriş yapılarak oluşturulduğu, katılan ...'un ilgili hesabı açmış olabileceğine dair şüphelerin giderilmesi için baz istasyondan katılanın telefonunun hizmet aldığı yerin tespit edilebileceği, eksik kovuşturma nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanın "..." URL adresli Instagram hesabından takip isteği geldiği, hesapta katılanın ve kızının fotoğraflarının paylaşıldığı, hesaba sanığın ev adresine kayıtlı internet IP'si üzerinden giriş yapılmış olduğunun tespiti üzerine sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 134/1 ve 43/2. maddeleri uyarınca zincirleme şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde; "evde bulunan internet hattının şifresini, arkadaşlarının, komşularının da bildiğini, yine eşinin eski eşi olan katılan ... ve eşinin müşterek çocukları katılan ...'un da zaman zaman evlerine gelip kendilerinden şifreyi isteyip internetlerini kullandığını savunması, mağdur ...'ın babası olan tanık ...'ın da bu savunmayı doğrulaması ve evdeki internetin sanık dışında başkalarının da kullanımında olması karşısında, sırf internet hattı aboneliğinin sanığın adına kayıtlı olmasının eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin kabulü için yeterli olmayacağı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği" gerekçeleri ile sanığın üzerine atılı suçtan 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

İlgili kararın temyizi üzerine Dairemizce "5271 sayılı Kanunun 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.

Dairemizce verilen bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5237 sayılı Kanunun 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§