"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/152 E., 2025/236 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,
Temyize konu ilk derece mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk ve uzun yargılama nedeniyle 500.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesiyle bozma üzerine yapılan yargılamada 36.863,63 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın 30.01.1981 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın tamamen reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğuna, lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393-2009/390 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının 30.01.1981-06.11.1987 tarihleri arasında 2471 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacı hakkında 765 sayılı Kanun'un 168'inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan suçtan açılan kamu davasının aynı kanunun 102'inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104'üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223'üncü maddesinin sekizinci maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, diğer suçlardan ise beraatine karar verildiği, düşme kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.01.2013 tarihli 2012/7907-2013/128 sayılı kararıyla onanmasına karar verildiği, davanın gözaltına alınma ve tutuklanma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun hükümlerine tabii olduğu, tutuklamanın infaz gördüğü ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Gerekçeli karar başlığında dava türünün yazılmaması ve davacı olarak "K.H.'' ibaresine yer verilmemesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar manevi tazminata hükmedildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki manevi tazminatın fazla olması nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Davacı hakkında tazminata esas olan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393-2009/390 sayılı yargılaması sonucunda verilen beraat hükmünün 01.07.2011 tarihinde kesinleştiği, davanın 15.07.2016 tarihinde açıldığı, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanunun 2/1 maddesinde tazminat isteminin kararın kesinleşmesinden itibaren 3 aylık süre içinde ve her halde 10 yıl içinde yapılabileceği dikkate alındığında davanın süresinde açıldığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Maddi tazminatın, dava tarihi itibariyle uyarlanarak "36.863,63" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olan ''15.07.2016'' yerine, gözaltı tarihi olan ''30.01.1981'' tarihinden başlatılarak davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının maddi tazminat miktarının belirlendiği bölümünde yer alan "talep gözetilerek 30.01.1981" ibaresinin "dava tarihi olan 15.07.2016" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle oy birliğiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.