Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/5728 E. 2026/342 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1361 E., 2021/108 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve el koyma nedeniyle 727.000 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 20.463,49 TL maddi, 12.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, davacının 01.09.2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği, buna göre maddi tazminatın 15.09.2016 tarihinden hesaplanarak faiz başlangıç tarihinin de buna göre belirlenmesi gerektiğinden bahisle maddi tazminatın 17.733,52 TL'ye indirilmesi, maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin 15.09.2016 olarak belirlenmesi, manevi tazminatın 41.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle ve değişen vekalet ücreti bakımından düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca duruşma açılmaksızın tazminat miktarlarının değiştirilemeyeceğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının cezaevi harcamalarının, avukatına ödediği serbest meslek makbuzunda yazılı tutarın, lojmandan çıkarılması nedeniyle ödemiş olduğu kira bedellerinin, el konulan cep telefonu gibi dava dilekçesinde yazılı kalemlerin maddi tazminat hesaplamasında dikkate alınması gerektiğine, gelir kaybı yönünden ise maaş bordrolarına göre hesaplama yapılması gerektiğine, faiz başlangıç tarihinin gözaltı tarihi olması gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın tazminat miktarlarının değiştirilemeyeceğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/335 Esas-2019/289 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 16.08.2016-12.10.2017 tarihleri arasında 422 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 21.05.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli Başvuru no 25852/18 .../Türkiye Davası kararında da belirtildiği üzere; duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamedeki tazminat miktarına ilişkin düzeltmenin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine ancak;

1-Davacının 01.09.2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği, ihraç nedeniyle fazladan yapılan ödeme bakımından davacı adına kişi borcu düzenlendiği ve dosya kapsamında davacının 28.09.2016 tarihli dekonta göre ödeme yaptığının anlaşıldığı, buna göre gelir kaybı yönünden maddi tazminatın 01.09.2016 tarihinden itibaren hesaplanarak davacı lehine "18.338,71" TL maddi tazminata hükmedilmesi ve maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin de 01.09.2016 olarak belirlenmesi gerekirken, eksik maddi tazminata hükmedilmesi ve faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesi,

2-Davacının el konulan cep telefonu bakımından da tazminat talebinde bulunması ve davacı hakkında verilen beraat kararında cep telefonunun iadesine yönelik bir hüküm kurulmaması karşısında, davacının cep telefonuna el konulup konulmadığı, konulmuş ise iade edilip edilmediği hususları araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye sonucu itibariyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2016 tarihinde karar verildi.

§