Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/5554 E. 2026/118 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/455 E., 2020/669 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve elkoyma nedeniyle toplam 14.446,68 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat talebi yönünden reddine, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 24.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 9.500,00 TL'ye indirilmesi suretiyle ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının açıkta kaldığı süre içindeki eksik maaş ödemelerinin ve beraate konu yargılama dosyasında ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında kabul edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, davacının mal varlığına ve banka hesaplarına tedbir konulduğundan el koyma talebi yönünden davanın kabul edilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/180 Esas – 2018/303 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 24.08.2016-30.12.2016 tarihleri arasında 128 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.02.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kamu görevlisi iken açığa alınan ve sonrasında görevine devam eden davacının açıkta kaldığı süre boyunca eksik ödenen maaş miktarını idareden talep etmesi gerektiğinden bahisle maddi tazminat talebinin reddi ile kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 9.500,00 TL'ye indirilmesi suretiyle ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Kanun'da düzenlenmiş ise de; özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Kanun'un uygulanması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle 6100 sayılı Kanun'un istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanun'un 353 üncü maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamede tazminat miktarının azaltılmasının duruşma açılmadan yapılmasına ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1-Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacının mal varlığı ve banka hesaplarına tedbir konulması nedeniyle haksız elkoyma talebine dayalı olarak da tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmakla, tazminata konu dava dosyasının incelenerek davacının talebinin 5271 sayılı Kanun'un CMK 141/1-j bendi kapsamında kalıp kalmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadan, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.01.2026 tarihinde karar verildi.

§