Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/5507 E. 2026/493 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/4860 E. 2025/461 K.

SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2017 tarih, 2017/14 Esas, 2017/187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 67/1-2, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Hükmün sanık müdafii ve Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 07/11/2017 tarih, 2017/24 95... /1709

Karar sayılı kararı ile; "Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesinde duruşma safahatında haber verilmeyen Kültür ve Turizm Bakanlığına kararın Dairemizin 18/07/20 17... /12 08... /1242 Karar sayılı iade kararı üzerine 15/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, katılma hakkı bulunan kurum vekilince 21/09/2017 tarihinde ve süresi içerisinde verilen dilekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edildiği, sanıkların üzerine atılı suçlar yönünden 2863 sayılı kanun uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığının bu suçların zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nn 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nın mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulduğu;

Anlaşıldığından, duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması nedeniyle CMK'nın 289/1-e maddesi gereğince kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA; dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5271 sayılı CMK'nın 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2018 tarih, 2017/698 Esas, 2018/447 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 67/1-2, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 18/01/2019 tarih, 2018/3593 Esas, 2019/190 Karar sayılı kararı ile; mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir

5.Dairemizin 24.10.2024 tarih, 2021/6465 Esas, 2024/5771 Karar nolu bozma ilamında; " İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın mahkûmiyet hükmü kaldırılarak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinin delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de, hukuki veya son derece teknik hususlarla ilgili değerlendirmeler dışında duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği yönündeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve ... numaralı .../Türkiye kararı da dikkate alındığında, anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi,

" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

6.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.03.2025 tarihli ve 2024/4860 Esas, 2025/461 Karar sayılı kararı ile duruşma açılmak suretiyle, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.09.2025 tarih, ... nolu düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik ceza verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Bölge Adliye Mahkemesince; Yargıtay bozma ilamının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek uyulmasına karar verilerek yeniden yapılan yargılama sonucunda; sanık ... hakkında, dava konusu taşınır kültür varlıklarını sahiplenen, hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşen sanık ... ile ...'dan ...'ye kadar birlikte geldiği, araçta 2.263 adet taşınır kültür varlığı bulunduğu birlikte değerlendirildiğinde eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ettikleri gerekçesi ile cezalandırılması için kamu davası açıldığı, İlk Derece Mahkemesince de aynı gerekçe ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 11/06/2016 tarihinde düzenlenen araç arama, tespit, el koyma, yakalama ve teslim tutanağının içeriğinden sanık ...'ın olduğu kabul edilen davaya konu eşyaların arabanın bagajında kırmızı renkli bir çanta içerisinde olduğunun belirlendiği, sanık ...'ın tüm aşamalarda üzerine atılı suçlamayı istikrarlı şekilde reddederek eşyalardan haberinin olmadığını beyan ettiği, diğer sanık ...'un da bu savunmayı doğruladığı gözetildiğinde sanık ...'ın mahkumiyetine yeterli, kesin, şüpheden uzak, somut ve savunmasının aksini gösteren delil elde edilemediği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, katılan vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Sanığın beraatine ilişkin hüküm tesisi sırasında, mahkumiyete ilişkin ilk derece Mahkemesi kararının sanık ...'a ilişkin kısımlarının hükümden çıkartılmasına karar verilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.03.2025 tarihli, 2024/4860 Esas, 2025/461 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hükmün (1) nolu bendinin başına "Çeşme 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/07/20 18... /698 Esas, 2018/447 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının ve yargılama giderlerine ilişkin 9. maddenin sanık ... yönünden tamamen karardan çıkarılarak yerine;" ibaresinin eklenmesi ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2026 tarihinde karar verildi.

§