Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/5316 E. 2026/264 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/348 E., 2025/16 K.

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk derece mahkemesince davacının haksız tutukluluk nedeniyle 25.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 6.749,85 TL maddi ve 7.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi sonucu Dairemizin 13/02/2023 tarih ve 2021/6923 Esas - 2023/356 Karar sayılı ilamıyla "... eksik manevi tazminata hükmolunmasının" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 6.749,85 TL maddi ve 12.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, ilgili kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi sonucu Dairemizin 11.06.2024 tarih ve 2023/6735 Esas - 2024/3117 Karar sayılı ilamıyla "... eksik manevi tazminata hükmolunmasının" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün tekrardan bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 15.000,00TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 16.06.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz başvurusu yönünden başvurusunun reddine ve davacı vekilinin temyiz başvurusu yönünden hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, eksik araştırma ve inceleme ile davacı lehine fazla tazminata hükmedildiğine, Davacı vekilinin temyiz sebepleri; koşulları bulunduğu halde davanın tamamı yerine kısmen kabulüne karar verilmesi ile hükmedilen tazminat miktarının eksik hesaplanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/303 Esas- 2017/174 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı hakkında kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olmak ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından dolayı yapılan soruşturma kapsamında davacının 16.06.2015 tarihinde nitelikli yağma suçundan tutuklandığı, 07.01.2016 tarihinde tahliye edildiği, Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2017 tarihli ve 2015/303 Esas, 2017/174 Karar sayılı kararı ile atılı suçlardan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.06.2017 tarihinde kesinleştiği, bu suretle davacının 16.06.2015-07.01.2016 tarihleri arasında 205 gün tutuklu kaldığı, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulü ile 6.749,85 TL maddi ve 7.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13/02/2023 tarih ve 2021/6923 Esas - 2023/356 Karar sayılı ilamıyla "... eksik manevi tazminata hükmolunmasının" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 6.749,85 TL maddi ve 12.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Dairemizin 11.06.2024 tarih ve 2023/6735 Esas - 2024/3117 Karar sayılı ilamıyla "... eksik manevi tazminata hükmolunmasının" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün tekrardan bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 15.000,00TL maddi tazminatın tutuklama tarihi olan 16.06.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;

14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,

Temyize konu Dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde en son bozmaya konu olan hükmün karar tarihi olan 25.05.2023'te HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 17.830 TL olduğu anlaşıldığından, temyiz taleplerinin 17.830,00TL kesinlik sınırına tabi olduğu;

Birden fazla kişi tarafından yağma ve var olan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanarak yağma suçundan 16.06.2015-07.01.2016 tarihleri arasında 205 gün tutuklu kalan davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi nedeniyle, kabul edilen toplam 15.000,0 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 1086 sayılı Kanun’un 432 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;

Bozmaya kısmen uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

a-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

b-Dairemizin 11.06.2024 tarih ve 2023/6735 Esas - 2024/3117 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 25.05.2023 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş olması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1 maddesi uyarınca Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.01.2026 tarihinde karar verildi.

§