"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/135 E., 2016/607 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, ölüm ile kaza arasında illiyet bağının olmadığını, mahkemece alt sınırdan uzaklaşılmadan karar verilmemesi gerektiğini, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 07.07.2015 günü, gündüz vakti, iki şeritli, iki yönlü asfalt kaplama sokak üzerinde no:17 önünden mahalle içinde Semt Pazarı kurulu olduğundan sağlık ocağı istikametinden park ettiği sanığın idaresindeki kamyonetle, geri geri 23,50 metre hareket ettiği sırada aynı istikamette ve yolun üzerinde yaya olarak ilerleyen ...'a aracının sağ arka köşe kısmı ile yol üzerinde çarptığı, sağ arka tekerleği ile ...'ın ayak baldır kısımlarından geçerek durduğu,08.02.2016 günü saat 16.20 sıralarında Düzce Merkez Jandarma Komutanlığı görevlilerince ...'ın ... Küyündeki evinde ölü olarak bulunduğunun bildirilmesi üzerine ...'ın 07.07.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucunda yaralanmasının olduğu ve bu yaralanmasından dolayı da halen tedavi gördüğü ve aile hekimi olarak görev yapan doktorun trafik kazası ile ölüm sebebi arasında illiyet bağı olabileceğini bildirmesi üzerine ölü muayene ve otopsi işlemi yapıldığı, alınan doktor bilirkişi raporuna göre, 07.07.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasından sonra öldüğü tarihe kadar tıbbi tedavi altında olduğu, geçirdiği kazadan sonra yatağa tam bağımlı olduğu, en son ölüm tarihinden 23 gün önce hastaneden taburcu olmuş olduğu hususlarının birlikte değerlendirilmesinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı doku defektinden gelişen komplikasyonlar (enfeksiyon) neticesinde öldüğü tespit edildiğinin belirtilmesi, mahallinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre ise; yaya ...'ın 2918 sayılı Kanunun 68/1-A-3 maddesindeki her iki tarafta da yaya yolu ve banket bulunmayan veya kullanılır durumda olmayan iki yönlü trafiğin kullanıldığı kara yollarında taşıt yolunun sol kenarını izlememek kusuru işlediği ve asli kusurlu olduğu, sanığın ise 2918 sayılı Kanunun 67 maddesindeki geri manevra yapacak sürücülerin kara yolunu kullananlar için tehlike yaratmayacak şekilde gitmeleri gerektiği ve aynı Kanunun 84/j bendi manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak kuralını ihlal ederek asli kusurlu şekilde neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Olay günü sanığın parkettiği araç ile geri geri 23,50 metre hareket ettiği sırada aynı istikamette ve yolun üzerinde yaya olarak ilerleyen ...'a aracının sağ arka köşe kısmı ile yol üzerinde çarparak ölümüne sebebiyet verdiği olayda; sanığın eylemini bilinçli taksir ile gerçekleştirdiği ve cezasında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1.Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesi uyarınca tayin olunan 3 yıl hapis cezasından TCK'nın 62. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılırken, hapis cezasının hesap hatası sonucu 2 yıl 6 ay yerine, 2 yıl 6 ay 20 gün olarak belirlenmesi,
2.Temel cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesine göre adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. Maddesine aykırı hareket edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik temyiz istekleri yerinde görülmekle hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2026 tarihinde karar verildi.