"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/346 E. 2024/670 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili ve müşteki vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2016 tarih, 2015/450 Esas, 2016/199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2.Dairemizin 11.01.2024 tarih, 2021/434 Esas, 2024/114 Karar sayılı kararı ile; "2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan zarar gören ve anılan suçtan açılan kamu davasına katılma hakkını haiz olan ... Bakanlığı adına İl ... Müdürlüğü davadan haberdar edilmediğinden, gerekçeli kararın İl ... Müdürlüğüne usûlüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükmün temyiz edilmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, " karar verilmiştir.
3.Gerekçeli kararın İl ... Müdürlüğüne tebliğ edilmesi üzerine, ... Bakanlığı vekilinin, davaya katılma talebini de içerir temyiz dilekçesi ibraz ettiği anlaşılmıştır.
4. Dairemizin 04.07.2024 tarih, 2024/2202 Esas, 2024/3662 karar sayılı bozma ilamında;
"1.Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;
...'nün, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; ... vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2.Müşteki ... Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;
Sanığın üzerine atılı eylemin 2863 sayılı Kanun'un 68. maddesinde tanımlandığı, bahse konu suça ilişkin cezanın alt ve üst sınırı dikkate alındığında zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233. maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234/1-b bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören ... Bakanlığı adına ... İl Müdürlüğü'ne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234/1-b bendine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, " karar verilmiştir.
5.Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2024 tarih, 2024/346 Esas, 2024/670 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 12/08/2025 tarih, 2025/43345
sayılı ve ret görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
Müşteki vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, 04/12/2015 olay tarihinde ... Havalimanı X-RAY cihazında yapılan rutin kontrolde İstanbul'dan İngiltere'ye gönderilmek istenen 8...2 9 numaralı konşimento muhteviyatı eşyanın incelenmesinde ... Müzesi Müdürlüğü uzmanlarının 04.12.2015 tarihli raporuna göre ele geçirilen tarihi eserlerin 2863 yasa kapsamında müzelik eserler olduğunun anlaşıldığı, bu eserlerin ticaretini yapmaya haiz ruhsatnamaye sahip kişinin bozma öncesi sanık ... olduğu, ilgili kargo firmasının yetkilisinin ise sanık ... olduğu anlaşılarak her iki sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan yapılan yargılamada, bozma öncesi sanık ...'nın atılı suça teşebbüsten mahkumiyetine, sanık ...'un ise beraatine karar verildiği, beraat kararının katılan vekillerince temyiz edildiği, kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 04/07/2024 tarihli 2024/22 02... /3662 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, suçtan zarar gören ... Bakanlığı adına ... İl Müdürlüğü'ne duruşma gününün usulüne uygun olarak bildirildiği, yapılan yargılamada, sanık ...'un kargo taşımacılığı yaptığı, savunmalarında gönderinin içeriğini bildiği ancak bunların tarihi eser niteliğinde olduğunu bilmediğini belirttiği, diğer sanığın eylemine iştirak ettiğine dair fatura dışında başkaca bir delil bulunmadığı, sanığın kargodaki eşyaların eser niteliğinde olduğuna dair bilgisi bulunduğu hususunun şüphede kaldığı, buna göre sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE VE KARAR
1.Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;
...'nün, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; ... vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2-... Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;
Bozma öncesi yargılama aşamasında suçtan zarar gören ... Bakanlığı'nın davadan haberdar edilmediği, Dairemizin 11.01.2024 tarih, 2021/434 Esas, 2024/114 Karar sayılı kararı ile; 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan zarar gören ve anılan suçtan açılan kamu davasına katılma hakkını haiz olan ... Bakanlığı adına İl ... Müdürlüğü davadan haberdar edilmediğinden, gerekçeli kararın İl ... Müdürlüğüne usûlüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükmün temyiz edilmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere tevdi kararı verildiği, bunun üzerine gerekçeli kararın İl ... Müdürlüğüne tebliğ edildiği ve ... Bakanlığı vekilinin, davaya katılma talebini de içerir 07.02.2024 tarihli temyiz dilekçesi ibraz ettiği anlaşılmakla; ... Bakanlığı'nın davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.01.2026 tarihinde karar verildi.