"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/10 E., 2025/17 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Davacı vekili dava dilekçesiyle haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 18.326,08 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasındaki manevi tazminat miktarının "10.000,00 TL" ye yükseltilmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile davacının 14.01.2013 - 10.07.2013 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreler için 15.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Dairemizin 01.10.2024 tarihli ve 2024/600 Esas, 2024/4832 tarihli kararı ile; "(...)Dairemizin 11/09/2023 tarih ve 2021/9365 Esas - 2023/2770 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 14/11/2018 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.(...)" denilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş, Yargıtay ilamı sonrası İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesince temyiz incelemesine konu karar ile davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; reddedilen davada davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/175 Esas, 2016/356 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurup Yönetmek, Rüşvet Almak ve Vermek, Kamu Kurum veya Kuruluşlarının İhalesine Fesat Karıştırmak, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olmak, Hiyerarşik Yapıya Dahil Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek Yardım Etmek, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek Yardım Etmek " suçlarından yargılandığı, 14.01.2013 - 10.07.2013 tarihleri arasında toplam 177 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, ""Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurup Yönetmek, Kamu Kurum veya Kuruluşlarının İhalesine Fesat Karıştırmak, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olmak, Hiyerarşik Yapıya Dahil Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek Yardım Etmek, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek Yardım Etmek" suçlarından verilen beraat kararının 10.04.2017 tarihinde, "Rüşvet Almak ve Vermek" suçundan verilen beraat kararının 04.05.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığı belirlenerek davanın reddine ve davacının aynı olayla ilgili ve tek dava dilekçesiyle maddi tazminat talebinin yanı sıra manevi tazminat talebinde de bulunduğu ve İlk Derece Mahkemesinin 2023/491 esas - 2023/431 karar sayılı kararı ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiğinden (dolayısıyla davanın tümden reddine karar verilmediğinden) davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
28.06.2017 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında "29.08.2022" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca İzmir 7.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2025 tarihinde karar verildi.