"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/784 E. - 2024/805 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Katılan vekilinin, sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan davaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, anılan Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına; mala zarar verme suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1 maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında her iki suç yönünden 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; bilirkişi raporları ile tescilli köprünün suça konu müdahaleler nedeniyle zarar gördüğü sabit olduğundan sanığın atılı suç yönünden mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE VE KARAR
1. Katılan Vekilinin, Mala Zarar Verme Suçundan Sanığın Beraatine İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulu'nun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599-190, 28.03.2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; katılan ... Bakanlığının mala zarar verme suçundan yapılan yargılamaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanunun 317. maddesi gereğince, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
2. Katılan Vekilinin, 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Sanığın Mahkumiyetine İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın mahkumiyet hükmü kaldırılarak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinin delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de, hukuki veya son derece teknik hususlarla ilgili değerlendirmeler dışında duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği yönündeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve ... numaralı .../Türkiye kararı da dikkate alındığında, anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki beraat hükmü bakımından ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâline neden olunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2026 tarihinde karar verildi.