"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/494 E., 2025/56 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.05.2024 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; ceza miktarına, sanığın kusursuz olduğuna, karara dayanak bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğuna, maddi ve manevi zararın giderildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, soyut iddialarla hukuka ve gerçeğe aykırı bir şekilde verilen mahkûmiyet kararının temyizen bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 08.06.2015 günü saat 13:40 sıralarında sanık sürücünün sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile D-100 Karayolunu takiben ... istikametinden ... istikametine bölünmüş yolun sağ şeridinde seyir halinde iken kaza mahalline gelip önünde aynı istikamette seyreden çekicinin sol şeride geçtiği esnada yolda çalışma olması nedeniyle önünde aynı istikamette duraklayan ölen sürücünün sevk ve idaresindeki otomobile arkadan çarpması, otomobilin de önünde duraklayan yarı römorkun arka kısmına çarpması neticesinde bir kişinin ölmesi ile neticelenen olayda sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/1. Maddesi uyarınca cezalandırılmasına ilişkin kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.05.2024 tarihli kararıyla;
"...CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oybirliği ile ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oybirliğiyle 02.02.2026 tarihinde karar verildi.