"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/6 E., 2025/793 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 70.000 TL maddi, 70.000 TL manevi tazminatın gözaltından itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 267,19 TL maddi, 500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, hükmedilen maddi tazminatın davalı yönünden istinaf kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle maddi tazminata ilişkin istinaf talebinin davalı yönünden reddine, davalı vekilinin manevi ve davacı vekilinin maddi ve manevi tazminata ilişkin istinaf başvurularının ise hükmün maddi ve manevi tazminata ilişkin birinci fıkrası çıkarılarak yerine “Davacının maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 267,19 TL kazanç kaybına ilişkin maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 18.06.2018 tarihinden itibaren, soruşturma vekalet ücretine ilişkin 660 TL maddi tazminatın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihi olan 05.11.2018 tarihinden itibaren, 500 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 18.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte maliye hazinesinden tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün usul yönünden bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile kazanç kaybına ilişkin 213,74 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 18.06.2018 tarihinden itibaren, soruşturma vekalet ücretine ilişkin 660 TL maddi tazminatın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihi olan 05.11.2018 tarihinden itibaren, 4.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 18.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kaldığına, hükmedilen tazminat miktarlarının düşük olduğuna, maddi tazminatın güncel ekonomik koşullar dahilinde hesaplanması gerektiğine, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/47714 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından 18.06.2018-22.06.2018 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda hakkında 05.11.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, kararın 12.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde karar verildi.