"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/435 E., 2024/670 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız elkoyma nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada, davacının aracının tasfiye edilmesi sonucu emanet hesabına aktarılan 98.500 TL tutarındaki bedelin 01.04.2021 tarihinde davacıya ödendiği, el konulan aracın bir yıl içerisinde satılarak değerinin korunduğu, tasfiye sonucu elde edilen bedelin geç ödenmesi sebebi ile oluşan muhtemel zararın maddi tazminata konu olamayacağı, bu şekilde somut olayda CMK'nın 141 ve devamı maddeleri kapsamında tazminat koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; el koyma kararına konu araç satış bedeli ve emsal bir araç için aylık kiralama bedeli tespit edilerek sonucuna göre maddi zararın tespit edilmesi gerektiğine, el koyma nedeniyle davacının manevi açıdan da zarar gördüğüne, davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve davacının mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/452 Esas – 2019/258 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, malen sorumlu sıfatıyla ceza davasında yer alan davacının aracına uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunda kullanıldığı gerekçesiyle 15.02.2018 tarihinde el konulduğu, davacının el koyma kararına karşı yaptığı itirazın 22.02.2018 tarihinde reddedildiği, yapılan yargılama sonunda 10.05.2019 tarihli kararda aracın müsaderesine yahut araç üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılmasına yönelik bir hüküm kurulmadığı, anılan karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin 14.11.2019 tarih, 2019/3569 Esas- 2019/2625 Karar sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile aracın satışından elde edilen ve emanet para hesabında bulunan paranın davacıyla ödenmesi yönünde hüküm kurulduğu, anılan kararın 21.11.2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacının temyiz yoluna başvurmadığı, bu şekilde kararın 06.12.2019 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tasfiye sonucu elde edilen bedelin davacıya ödendiği ve bedelin geç ödenmesi nedeniyle doğduğu ileri sürülen muhtemel zararın maddi tazminat kapsamına dahil olamayacağı, bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda kullanılan araca elkoyma" başlıklı ek 2. maddesinin birinci fıkrasında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun işlenmesinde kullanılan araçlara, 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre elkonulacağı düzenlemesinin yer aldığı, ikinci fıkrasının (c) bendinde ise elkonulan aracın; önemli miktar veya değerde uyuşturucu veya uyarıcı maddeyle ele geçirilmesi halinde, elkonulan aracın sahibine iade edilmeyeceği, bu durumda sahibinin, aracın değeri kadar teminatı elkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde Maliye Bakanlığına teslim etmesi halinde aracın sahibine iade edileceği, aksi takdirde Maliye Bakanlığı tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin aracın derhal tasfiye olunacağı, tasfiyenin satış suretiyle gerçekleşmesi halinde satıştan elde edilen gelirden aracın muhafaza edilmesi ve satışı için gerekli olan bütün masraflar karşılandıktan sonra kalan miktarın, kovuşturma sonucuna göre işlem yapılmak üzere emanet hesabına alınacağı düzenlemesinin yer aldığı,
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamına göre davacıya ait araca 15.02.2018 tarihinde 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un ek ikinci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca fiilen el konulduğu, ilgili hüküm gereğince fiilen el koyma koşullarının oluştuğu ve el koyma kararının hukuka uygun olduğu gerekçesi ile CMK'nın 141/1-j maddesi kapsamında koşulları oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen husus hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde karar verildi.