"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/367 E., 2024/368 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili ve katılma yoluyla davacı murisi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız arama-el koyma, haksız gözaltı ve tutuklama, yargılamanın tüm aşamalarındaki adil yargılanma hakkına aykırı karar ve uygulamalar ile yaklaşık 7 yıl süren yargılamaya muhatap bırakılması sebebiyle 1.500.000,00 TL manevi, ceza evinde yapmış olduğu harcamalar, yakınlarının ceza evine ziyaretleri sırasında yapmış olduğu harcamalar, tutuklanması nedeniyle kitaplarının yeni baskılarının durdurulması nedeniyle yayın evinden yeni baskı kaynaklı alacağı telif ücretinden yoksun kalması, soruşturma sürecinde el konulan harddiskin dosyada delil olarak saklanması, cep telefonu ve sim kartların ise değerini kaybetmesi ve kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle 20.000,00 TL maddi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, ceza evi giderlerinin maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği, harddiskin dosyada delil olarak saklandığı, sim kart ve telefonların ise davacıya iade edildiği, bu itibarla maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği, davacının yakınlarının ceza evine yapmış olduğu ziyaretlerden kaynaklanan giderlerin CMK 141 kapsamında talep edilemeyeceği, davacının yayın gelirleri bakımından ise yapılan araştırma neticesinde bahsi geçen ödemelerin halihazırda davacıya yapılmış olduğunun anlaşıldığı, bu gelirlere sahip olmasının ceza evinde olup olmaması ile alakasının olmadığı, ceza evinde bulunmasından kaynaklı bir gelir kaybının söz konusu olmadığı gerekçesiyle maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, tutuklandığı dönemde emekli olan davacı bakımından asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat olarak verilmesi gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararında maddi tazminat talebinin reddine ilişkin kısım çıkarılarak davacı lehine 7.641,74 TL maddi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve buna bağlı olarak değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş,, Dairemizce davacı murisi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 7.641,74 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı murisi vekilinin temyiz sebepleri; ceza evi harcamaları, ceza evi ziyaretleri harcamaları, yoksun kalınan kazanç ve iade edilmeyen eşyalar yönünden uğranılan zararın maddi tazminat kapsamına dahil edilmesi gerektiğine, davacı hakkında yürütülen yargılamanın niteliği ve davacı üzerindeki etkileri gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna, reddedilen kısım bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/112 Esas – 2017/145 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 03.03.2011- 22.02.2012 tarihleri arasında 356 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.04.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Dava tarihinin "22.08.2017" yerine "02.08.2024"olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davalı vekilinin tüm, davacı murisi vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı murisi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.