"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/264 E., 2024/663 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
05.08.2017 tarihli ve 30145 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 291. maddesinin 1. fıkrasındaki 15 günlük sürenin istinaf mahkemelerine ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesine göre 1 hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin tefhim ve tebliğ tarihinden iki hafta olarak belirlenmesi suretiyle tarafların yanıltıldığı, bu nedenle sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz taleplerinin süresinde olduğu ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-3. Maddeleri uyarınca 1 yıl 8 hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.02.2024 tarihli kararıyla sanığın savunma hakkının kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulduğu gerekçesiyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 51/1-3, 51/7-8. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, ceza miktarına, erteleme hükümlerinin uygulanmasına, kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığı kusuru olmadığına, sanık aleyhine gelen delillerin hiçbirinin somut ve kesin olmadığına, sanığın yaptığı eylemlerin hiçbirinde kusurlu hareket etmediğine, re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06/05/2015 günü saat 07:46 civarında gündüz vakti, azami hız limitinin 50 km olduğu meskun mahal dışında, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş düz ve eğimsiz karayolunda seyir halindeyken olay mahalli tali yol kavşağına geldiğinde, seyrine göre sağından tali yoldan ana yola çıkmak isteyen ölen sürücünün idaresindeki motosikletle çarpışmaları sonucu motosiklet sürücüsü ...'un öldüğü olayda, kaza tespit tutanağı ve İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporları doğrultusunda sanık sürücünün kavşağa yaklaşmadan evvel hızını azaltmadığı,yol kenarında bulunan hız tahdid ve tali yol levhalarını dikkate almadığı,kavşaktan kontrollü şekilde geçmediği,sağ taraftan yola giren motosikletliye çarpmadan evvel uygulamış olduğu fren ve direksiyon tedbirinde yetersiz kaldığı bu nedenle tali kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında TCK'nın 85/1. Maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Mahkemece ""Sanık hakkında daha önceden Hagb kararı verilmiş olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına," şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de sanığın katılanların zararını gidermediği ve şartları oluşmadığı anlaşıldığından 231 inci maddenin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.01.2026 tarihinde karar verildi.