"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1290 E., 2024/1819 K.
SUÇ : Sahte belge düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında birleştirme talepli açılan iddianame sonucu verilen birleştirme kararı sonrası, birleşen dosyada 2014 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43. ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 y 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 63. maddelerin uyarınca sanığın daha önce Mahkememizin 03/10/20 18... /128 Esas ve 2018/918 Karar sayılı kararı ile verilen ve 29/06/2021 tarihinde kesinleşen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezalarının TCK'nın 63. maddesi gereğince sanığa verilen cezadan mahsubuna karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde; "..Sanık ... hakkında İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/128 esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülen yargılama sonucunda sanığın 2012-2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın istinaf incelemesinden geçerek Dairemizin 29.06.2021 tarih ve 2020/228 esas, 2021/1322 karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, ancak verilen cezanın infazı aşamasında Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun'un 4. ve 5. maddeleriyle 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinde lehe olabilecek yasal düzenlemeler yapıldığı dikkate alınarak öncelikle; kesinleşen mahkumiyet hükmünün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi de gözetilerek 5252 sayılı Kanun hükümleri uyarınca lehe Kanun'un tespit edilmesi bakımından ele alınması gerektiği gözetilerek, sanık ...'in kesinleşen ve infaz aşamasında olan bu mahkumiyeti yönünden dosyanın lehe yasanın tespiti bakımından yeniden ele alınıp alınmadığı, alınmış ise uyarlama yargılaması sonucu karar verilip verilmediğinin araştırılması,." gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince sanık hakkında 20 14... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43. ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa daha önce mahkemenin 24/11/20 23... /949 esas ve 2023/1041 karar sayılı uyarlama kararı ile verilen ve 06/02/2024 tarihinde kesinleşen 3 yıl 4 ay 18 gün hapis cezasının TCK'nın 63. maddesi gereğince sanığa verilen cezadan mahsubuna, sonuç olarak sanığa ceza verilmesine yer olmadığına, hükmedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde; ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 280/2. madde ve fıkrası uyarınca kaldırılmasına, sanık hakkında 2012, 20 13... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 3259/b, 5237 sayılı Kanunun 43, 62, 53. maddesi ile sanığın 2012-2013 takvim yıllarında işlediği ve İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1 28... /918 karar sayılı dava dosyasında yargılaması yapılan eylemi ile işbu dava dosyasındaki eylemi arasında hukuki ve fiili kesinti olmaması nedeniyle her iki dava dosyasına konu eylemlerinin zincirleme şekilde işlenen tek bir sahte fatura düzenleme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanığa netice olarak verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasından, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1 28... /918 karar sayılı dava dosyasında yapılan uyarlama yargılaması sonucunda 24.11.2023 gün ve 2023/949 esas, 2023/1041 karar sayılı uyarlama kararı ile verilen 3 yıl 4 ay 18 gün hapis cezasının mahsubu ile sanığın neticeten 9 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; müvekkilinin söz konusu suçu işlediğini gösteren somut delil olmadığına, müvekkilinın cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, istinaf mahkemesi tarafından verilen kararın gerekçeli olmadığına, ceza miktarının yüksek olduğuna, hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; İzmir Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen 03/02/2022 tarih ve 2022-A-2446/2 sayılı vergi suçu raporu ve ekleri incelendiğinde, Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünün 1...5 vergi kimlik numaralı mükellef olan ...'ın faaliyetinin 31/12/2014 tarihi itibariyle vergi inceleme raporuna istinaden terk ettirildiği, 2014 takvim yılı hesap ve işlemleri incelendiğinde, sanık ...'in 2014 yılında sahte belge düzenleme suçunu işlediği, ...'ın kayden şirket sahibi gözükse de asıl gerçek işletenin ... olduğu, iş yeri gerçek sahibinin ve işleteninin ... olduğu, mükellefin 2014 takvim yılında düzenlediği faturalarının tümünün, gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayalı olmadığı ve düzenlenen bu faturaların komisyon geliri elde etmek amacıyla sahte olarak düzenlendiği, sanık hakkında yapılan vergi inceleme sonucunda düzenlenen vergi inceleme raporunda detaylı olarak açıklandığı üzere sanığın 2014 yılına ait sahte belge düzenlemek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünün 1...5 vergi kimlik numaralı mükellefi olan istinaf dışı sanık ... 'ın ticari faaliyetinin vergi müfettişi tarafından incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği raporu (VTR) ve vergi suç raporu (VSR) ile istinaf dışı sanık ... 'ın gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı, 08.02.2012 tarihinden 2013 yılı sonuna kadar düzenlediği faturaların gerçek bir ticari mal veya hizmet alımına veya satımına dayanmayan sahte faturalar olduğu, mükellefiyetin görünürde ... adına olduğu, gerçek ve fiili işleticisinin sanık ... olduğu iddiasıyla 27.01.2015 tarih ve 2015/2472 iddianame numarasıyla her iki sanığın cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, bu davanın İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/128 Esas üzerinden yargılamasının yapılarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın sanık tarafından istinafı üzerine Dairenin 29.06.2021 tarih ve 2020/228 Esas, 2021/1322 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek mahkumiyet hükmünün kesinleşmesine müteakip 7394 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine yapılan uyarlama yargılama neticesinde, 24.11.2023 tarih ve 2023/949 Esas, 2023/1041 Karar sayılı uyarlama kararı ile TCK'nın 7. maddesi gereğince kesinleşen hükmün kaldırılmasına ve sanığın 20 12... yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b, TCK'nın 43/1, 62. ve 53/1-3. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 4 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 06.02.2024 tarihinde kesinleştiği,
...'ın kayden şirket sahibi olarak gözükse de asıl gerçek işletenin sanık ... olduğu, vergi yükümlüsü olup hakkında 20 12... yıllarında sahte belge düzenlemek suçundan beraat kararı verilen ...'ın sahibi göründüğü ticari işletmenin gerçekte sanık ... tarafından idare edildiği, işletmeye ait 2014 yılında düzenlenen faturaların da gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayalı olmadığı ve düzenlenen faturaların komisyon geliri elde etmek amacıyla sahte olarak tanzim edildiği, düzenlenen belgelerin fiili bir mal veya hizmet teslimine dayanmaması nedeniyle sahte belge niteliğinde olduğu, bu itibarla sanığın 2014 yılında zincirleme biçimde sahte belge düzenlediğinin kabulü yönündeki ilk derece mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, ancak;
7394 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yapılan değişiklikle birden fazla takvim yılına ilişkin sahte fatura düzenleme ve kullanma suçları, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün suçlar haline getirilmiş bulunduğu, somut olayda, toplanan delillere göre sanığın 2012, 20 13... yıllarında işlediği sahte fatura düzenleme suçları, tek zincirleme suç niteliğinde olduğu, dolayısıyla sanığın tüm (2012, 20 13... yıllarındaki) eylemleri nazara alınarak tek zincirleme suçtan mahkumiyetine karar verilmesi ve hükmedilen cezadan 20 12... yıllarında işlediği sahte fatura düzenleme suçundan verilen kesinleşmiş mahkumiyet hükmündeki cezanın mahsubuna karar verilmesi gerektiği, sanığın 2012-2013-2014 yıllarında zincirleme biçimde sahte fatura düzenleme suçunun sübuta erdiği kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2026 tarihinde karar verildi.