Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/3869 E. 2026/3129 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/556 E., 2023/1019 K.

SUÇ : Sahte belge düzenleme

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2018 tarihli ve 2018/107337 Soruşturma, 2018/31116 Esas sayılı iddianamesiyle "20 14... takvim yıllarında sahte belge düzenleme" suçlarından açılan kamu davasında; İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2019 tarihli ve 2018/427 Esas, 2019/813 Karar sayılı kararıyla sanığın 2014 takvim yılından sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43, 62... maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2015 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43, 62... maddeleri uyarınca 2 yıl 19... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, sanığın istinaf başvurusunda bulunması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli ve 2020/2618 Esas, 2020/3348 Karar sayılı kararıyla 2015 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik kesin olarak istinaf başvurusunun esastan reddine, 2014 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, sanığın temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2022 tarihli yazısı ile 7394 sayılı Kanunun 6. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununa eklenen geçici 34. maddenin 4. fıkrası gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine iadesi üzerine dosyanın İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/556 Esas sırasına kaydının yapıldığı, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosu'nun 15/04/20 22... /4304 sayılı yazısı ile 7394 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamına göre uyarlama yapılması talep edilmesi üzerine, sanık hakkında 2015 takvim yılında sahte belge düzenleme suçu yönünden kesinleşen hapis cezasının durdurulduğu ve dosyanın yeniden değerlendirilme yapılmak üzere Mahkemenin 2022/940 Esasına kayıt edilerek dosyalar arasındaki bağlantı nedeniyle dosyanın 2022/556 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirildiği,

Devamında incelemeye esas ilk derece mahkemesi dosyasında sanık hakkında 20 14... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43, 62... maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.09.2007 tarihli ve 2007/8-125 Esas, 2007/186 Karar sayılı kararında; "...duruşma açılarak yapılsa da, uyarlama yargılamasının sonraki yasanın lehe hükümlerinin saptanması ve uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile sınırlı ve kendine özgü bir yargılama olduğu, lehe yasanın tespiti amacıyla yapılan yargılamada, önceki kararın dışına çıkılmadan, kesinleşen karardaki suça uygulanması olanağı bulunan hükümlerinin tamamının uygulanarak, bulunacak cezaların karşılaştırılıp lehe yasanın tespiti ile yetinilmesinin gerekeceği, her iki yargılamanın koşulları ve sonuçları birbirinden farklı bulunduğundan, haklarındaki hüküm kesinleşenlerle, yargılamaları devam edenlerin birlikte yargılanmasının yasal olarak mümkün olmadığı..." hususu dikkate alındığında, yargılama koşulları ve sonuçları itibarıyla farklılık arz eden infaz aşamasındaki dosyalar ile yargılaması devam eden dosyaların birleştirilmesinin mümkün olmadığının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.03.2026 tarihinde karar verildi.

§