"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/170 E., 2023/891 K.
SUÇ : Sahte belge kullanma, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama-Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2012 takvim yılında sahte belge kullanma suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43. ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/a-2, 5237 sayılı Kanunun 53. maddeleri uyarınca 18 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 12.12.20 22... /43423 Esas ve 2022/20212 Karar sayılı ilamı ile "Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4. ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5. ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçesi ile bozma kararı verildiği, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2012 takvim yılında sahte belge kullanma suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/a-2, 7394 sayılı Yasanın 4. maddesi ile değişik 213 sayılı yasanın 359. maddesine eklenen ek fıkra, 5237 sayılı Kanunun 62, 51. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sahte belge kullanma suçu yönünden hükmün onanmasına, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz istemi; müvekkilinin müsnet suçu işlediğine dair savunmasının aksine cezalandırılmasına yeter derecede her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmamasına rağmen yerel mahkemece mahkumiyetine karar verilmesinin bozma nedeni olduğuna, vergi inceleme raporunda mükellefin sahte faturayı kullandığının usulünce tespit edilmediğini, ayrıca sahte faturayı neden bilerek kullandığı yönünde kanaat oluşturulduğunun net bir şekilde açıklanmadığına, müvekkilinin sahte olarak kullandığı kabul edilen faturalar ile ilgili yerel mahkemece karşı firmalar hakkında ne gibi işlem yapıldığı, kamu davası ikame edilip edilmediği, sonucunun ne olduğu araştırılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasının da usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün bozulmasına ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçunu işlediği sabit olmasına rağmen, sanığa üst sınırdan ceza verilmesi gerekirken verilen kararda indirim yapılması, ayrıca verilen cezanın ertelenmesi kararının verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; İstiklal Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 9...7 vergi kimlik numaralı mükellefi ...'ın, 2012 yılında sahte belge kullanmak ve bu döneme ait gelir ve gider belgelerini incelemeye ibraz etmeyerek vergi kaçakçılığı suçunu işlediği iddia edilen olayda, sanığın 2012 takvim yılında gerçek bir ticari ilişkiye dayanmayan ve sahte oluşturulan sahte faturaları kullanmak suretiyle isnat edilen suçu işlediği VİR ,VSR VTR Bilirkişi raporu ve Sayıştay Denetçilerinden 3 kişilik bilirkişi kurulunca verilen kurul raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla ve defter ve belgelerin ibrazının usulünce istenmesine rağmen yazı, usulünce tebliğine rağmen geçerli bir mazeret olmaksızın defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle sanığın isnat edilen suçu işlediği gerekçeleri ile sanık hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A.Sahte belge kullanma suçu yönünden;
Sanık hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasında; suça konu faturaların gelir vergisi indiriminde kullanılması nedeniyle, suç tarihinin 26.03.2013 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanunun 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu ve dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanunun 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
B.Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden;
Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun oluşabilmesi için,"..varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olan" defter ve belgelerin, saklama zorunluluğu olan 5 yıllık süre içerisinde usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen vergi incelemesi için yetkili memura ibraz edilmemesinin gerektiği, dosya kapsamında defter, kayıt ve belgelerin isteme yazısı ve tebliğe ilişkin tebligat parçasının dosya arasında bulunmadığının anlaşılması ve 24.06.2021 tarihli Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Adana Denetim Daire Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda "Daire Başkanlığımıza devredilen arşiv kayıtlarının tetkikinde mükellefe ait tebliğ evrakının bulunmadığı tespit edilmiştir." şeklinde yazı ile belirtildiği üzere tebligat parçasına ulaşılamadığının anlaşılması karşısında, unsurları oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine, mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.