Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2025/3583 E. 2026/625 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/671 E., 2023/1641 K.

SUÇ : Sahte belge kullanma, defter, kayıt ve belgeleri gizleme

HÜKÜMLER: Düşme, mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düşme, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2010, 20 11... takvim yıllarında sahte belge kullanma suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b-1, 5237 sayılı Kanunun 43, 62... maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 23.05.20 22... /17658 Esas ve 2022/9568 Karar sayılı ilamı ile "Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçesi ile bozma kararı verildiği, bozma üzerine birleşen dosya ile İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 20 10... takvim yılında sahte belge kullanma suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine, 2011 takvim yılında sahte belge kullanma suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b-2, 5237 sayılı Kanunun 43, 62... . maddeleri uyarınca 3 yıl 7 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanunun 359/a-2, 7394 Sayılı Yasanın 4. maddesi ile 213 Sayılı Yasanın 359. maddesine eklenen f maddesi, 5237 sayılı Kanunun 62... maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 20 10... yıllarında sahte belge kullanma suçu yönünden verilen hükmün onanmasına, 2011 yılında sahte belge kullanma suçu yönünden verilen hükmün bozulması ve kamu davasının düşürülmesine, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında sahte fatura kullanma iddiasıyla 2011 yılı için cezalandırma ve 2015 yılı defter ve belge ibrazsızlık suçlamalarında cezalandırma kararının hukuka aykırı olduğuna; esasen atılı suçlamaların unsurları oluşmadığına, 2011 yılı sahte fatura kullanma suçu kabul anlamına gelmemekle bu yılın da zaman aşımına uğradığına, defter ve belge ibrazsızlık iddialarıyla ilgili atılı suçlama açısından; CMK 231/5 uyarınca HAGB koşulları mevcut olmasına rağmen, bunun uygulanmamasının da hatalı olduğuna, bununla ilgili herhangi bir gerekçe sunulmadığına, şablon bir cümle ile hukuksuz bir ceza verildiğine, hükmün bozulmasına ilişkindir.

2.Katılan vekilinin temyiz istemi; kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suç tarihi ile zamanaşımının süresi ve zamanaşımını kesen sebeplerin hukuki değerlendirilmesinde hata yapıldığına, yasanın aradığı şartların gerçekleşmiş olduğu, sanıkların üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olduğu, mahkemece usul ve yasaya aykırı, eksik inceleme ve soruşturma ile

zamanaşımı hususunda hatalı hukuki değerlendirmeye dayalı olarak verilen kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın inşaat sektöründe prefabrik malzemeler kullanılmak sureti ile yapılan büyük bina, fabrika, köprü gibi inşaatlar için üretici firma (... Prefabrike Yapı) tarafından üretilen parçaların montajı faaliyeti gösteren vergi mükellefi olduğu, soruşturma aşamasında vergi denetmeni tarafından sanığın kullandığı alım faturalarının asılları dosya içerisine alındığını, bu faturaların içerikleri incelendiğinde ... Akaryakıt ve Petrol Ürünleri Ltd. Şti. Tarafından düzenlenenlerin 15 tanesinin perefabrik montaj bedeli karşılığı düzenlendiği KDV hariç 49.300 TL tutarında olduğu, ayrıca 39.500 TL tutarında motorin faturasını ve ... Gıda Ltd. Şti. Tarafından düzenlenen 84.600 TL bedelli prefabrik montaj bedeli faturalarını alarak iddia edilen suç tarihlerinde kayıtlarına işleyerek kullandığının sabit olduğu, sanığın kullandığı sahte olduğu iddia edilen ... Gıda Temizlik san. Tic.ltd. Şti. Nin sahip ve yetkilileri ... ve ... Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/138 esas ve 2014/35 karar sayılı dosyasında yargılandıkları ve ilk yargılama sonunda sahte fatura düzenleme suçları sabıt kabul edilerek mahkum edildikleri, ... yapılan yargılama sırasında tanık olarak dinlendiği ve suça konu şirketin yakını aracılığı ile adına devir işleminin yapıldığını, şirketin faaliyetleri ile kendisinin ilgilenmediğini, sanık ...'ı tanımadığını beyan ettiğini, tanığın bu beyanlarının dosyadaki diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde ... Gıda Temizlik san. Tic.ltd. Şti'nin gerçek ticari faaliyette bulunmadığının ve bu şekilde ticari faaliyeti bulunmayan şirketin düzenlediği faturalarında içeriği itibari ile sahte olduğunun kabulü gerektiği ve sanık ...'ın bu şirketten alarak kullandığı faturaların içeriğinin geçek olmadığını bilerek kullanmak sureti ile üzerine atılı suçu işlediğinin kabulü gerektiğini, sanığın yargılama konusu dönemlere ait eylemleri nedeni ile tahakkuk edilen vergi aslı ve bağlı faiz ile cezalarını ödeyip ödemediği Gaziemir vergi dairesinden sorulduğunu, yazı cevabından sanığın tahakkuk ettirilen vergi ve bağlı faiz ve cezaların tamamını ödemediği, bu şekilde kamu zararını gidermediği anlaşıldığı,

Sanığın üzerine atılı 213 Sayılı Yasanın 359/ a-2 maddesinde düzenlenen defter ve belgeleri gizlemek suçu yönünden yapılan değerlendirmede; bu suç ile ilgili olarak vergi tarh ettirilmediği sadece özel usulsüzlük cezası kesildiği hususu gözönüne alınarak 7394 Sayılı Yasanın 4. maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. " düzenlemesi gereği belirlenecek cezadan indirim yapılması zorunlu olduğundan, bu düzenlemenin açıkça sanık lehine olduğu anlaşılarak 7394 Sayılı Yasa ile değişen hükümlerin uygulanması gerektiği kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

A.20 10... takvim yıllarında sahte belge kullanma suçu yönünden;

Bozmaya uyularak yapılan yargılamanın hukuka uygun olduğu, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı kabul ve takdir kılınmış olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.2011 takvim yılında sahte belge kullanma suçu yönünden;

Sanığa yüklenen "2011 takvim yılında sahte belge kullanma" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında ilk mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 20.11.2014 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükümleri kurulması,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C.Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden;

Defter ve belgeleri gizleme suçunda suç tarihi, defter ve belgeleri isteme yazısının tebliğ edildiği 25.06.2015 tarihinden 15 gün sonra olan 10.07.2015 tarihi olduğundan, gerekçeli karar başlığında hafta sonuna denk gelen 11.07.2015 olarak yanlış gösterilen suç tarihinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

Sanık hakkında duruşma tutanağına yansıyan herhangi bir olumsuz davranışı bulunmaması ve hakkında belirlenen cezada TCK'nun 62. maddesi gereği takdiri indirim uygulanması nazara alındığında, suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmaması suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine muhalefet edilmesi;

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§