"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1421 E., 2023/1895 K.
SUÇ : Sahte belge düzenlemek, tefecilik yapmak
HÜKÜMLER : Beraat, istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2014 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 7394 sayılı Kanun 4. madde, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tefecilik yapmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43, 62, 52/2 ve 53. Maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 83.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde tefecilik yapmak suçundan istinaf başvurusunun esastan reddine, sahte belge düzenlemek suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; eksik araştırma ile verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz istemi; ... isimli kişinin sanığı kandırdığına, pos cihazlarını bu kişinin teslim aldığına, müştekilerle bu şahsın yüzleştirilmesi gerektiğine, onun da sanık olarak yargılamaya dahil edilmesi gerektiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'ın post cihazından kart geçerek yaptığı tüm işlemlerin gerçek dışı olduğu, her hangi bir mal satışı olmadığı, aynı gün içersinde sanıknin bir çok insana mal satmış gibi göstererek kredi kartını pos cihazından geçtiği, aynı gün içersinde aynı kişinin de kredi kartından birden fazla kez yüksek tutarlarda kredi kartı çekimi yaptığının tespit olunduğu, yine 25 metre karelik ... ilçesinde bulunan bir dükkana sığmayacak tutardaki malı ... ilinde satmasının da imkanının olmadığı, bir araca sığma ihtimali bulunmayan tutardaki malı da gerçekte satma imkanı bulunmadığı, sadece 17/06/2014 tarihinde farklı insanların kredi kartlarından 100.000,00 TL'den fazla kredi kartı çekimi olduğunun tespit olunduğu, bu durumun dahi satış gösterilen işlemlerin gerçek işlemler olmayıp tefe karşılığında yapılan işlemler olduğunu gösterdiği, sanık ...'ın 2014 yılı Mayıs ayından Temmuz ayına kadar binlerce kez pos cihazlarından yanına gelen insanların kredi kartından çekim yaparak komisyon karşılığında insanlara nakit para verdiği, bu şekilde dosya arasında bulunan vergi tekniği raporunda da belirtildiği üzere, yaklaşık 10.358.657,02 TL'lik kredi kartından çekim yaptığı, bu şekilde komisyon karşılığında haksız kazanç sağladığı, sanığın iş bu eylemlerinin pos tefeciliği olarak da bilinen tefecilik suçuna vücut verdiği anlaşılmış, POS cihazlarında işlem gören kredi kartları ile yapılmış gibi gösterilen satışlar yapıldığı, iş bu satışlar incelendiğinde; gerçeği yansıtmayan mal ve hizmet karşılığında düzenlenen belgeler olduğu anlaşılmış ve sanığın böylelikle “sahte belgeler” düzenlendiği değerlendirilmiş olup sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince tefecilik yapmak suçu yönünden; kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış, sahte belge düzenleme suçundan duruşma açılarak yapılan yargılamada; 2014 yılında sanıktan mal aldığını yada ona mal sattığını beyan eden mükelleflerin bulanmayışı, sanığın mükellefiyeti kapsamında bastırdığı belirlenen irsaliyeli faturaları düzenlediği ve kullandığına dair herhangi bir tespite yer verilmemesi karşısında anılan fiillerin 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 36. maddesinde düzenlenen ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/05/2022 tarih, 2020/82 39... /325 Karar sayılı ilamı belirtildiği üzere tefecilik suçunun da unsuru olan gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçu kapsamında kaldığı, bu nitelikteki gerçeğe aykırı harcama belgelerinin 213 sayılı Kanunun 359/b maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı unsurları itibarıyla oluşmayan sahte belge düzenleme suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Sahte Belge Düzenleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B.Tefecilik Yapmak Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın aşamalardaki savunmalarında, söz konusu yeri ... isimli kişi il açtıklarını, iş yerini kendi üzerine kurduklarını, 13.05.2014 tarihinde ona vekaletname verdiğini, daha sonra kendisinin Adana iline döndüğünü, POS cihazlarını kendisinin teslim almadığını, suçlamaları kesinlikle kabul etmediğini beyan etmesi ve tanık olarak ifadesine başvurulan kişilerin sanığı tanımadıklarını söylemeleri karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, öncelikle söz konusu POS cihazlarının sanığa mı yoksa tanığa mı teslim edildiğinin araştırılması, bu konudaki evrakın dosya arasına alınması, teslim tutanağındaki imzaların inkar edilmesi halinde bu konuda gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılması, ... isimli kişinin CMK'nın 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla beyanına başvurulması, sanığın ve tanık ...'ın, kredi kartı kullanılan mağdurlarla yüzleştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde fotoğraflarının bu kişilere gösterilerek kredi kartını kime verdiklerinin, bu kişileri tanıyıp tanımadıklarının sorulması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.