"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/161 E., 2023/1607 K.
SUÇ : Sahte belge düzenleme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2012, 2013, 20 14... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62... . Maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; tüm takvim yılları için ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken tek hüküm kurulması ve alt sınırdan ceza tayinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, vergi tekniği raporu, bilirkişi raporu, yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanığın herhangi bir yasal defterin bulunmaması, 2012 hesap döneminde verilen beyannameler sonucunda doğan 11.360,28 TL tutarındaki vergi borçları ile ilgili hiçbir ödeme yapılmamış olması, yapılan yoklamalarda sanığın bildirdiği adreste bulunmamış olması ve yeni adresini beyan etmemiş olması, sanığın kendisinden mal ve hizmet satın aldığını beyan eden mükelleflerin Ba formu ile beyan ettikleri alış tutarının 6.246.992,50 TL olmasına karşın, kendisine mal sattığını Bs formu ile mal sattığını beyan eden mükelleflerin beyanına göre sanığın alış tutarının 158,545,00 TL gibi satış tutarının % 2,53'üne tekabül eden bir tutarda olması, gerek sanığın işyeri olarak bildirdiği adreslerde yapılan yoklama sonucu düzenlenen yoklama fişlerinde, gerekse yıllık vergi beyannamesi ve eklerinde sanığın ticari faaliyetinin yürütülmesi için gereli ticari organizasyonunun unsurlarını oluşturan ticari malların, demirbaşların, araç ve makine parkı gibi sermaye ve emek bilgilerine rastlanılmamış olması, sanığın 01.06.2012 tarihinde işe başlama bildirdiği halde 31.12.2012 tarihine kadar 7 aylık kısa bir sürede 6.246.992,50 TL'lik bir satış cirosuna ulaşmış olması, ancak vermiş olduğu beyannamelerde yıllık satış tutarının 986.035,38 TL olarak beyan edilmiş olması, 2012 hesap döneminde sanığın adına düzenlenmiş olması 6.246.992,50 TL'lik satış faturasının gerçek bir ticari ve sınai işlemi yansıtmadığı, herhangi bir mal ya da hizmet karşılığı olmadan düzenlenen belgeler olduğu, sanığın savunmalarında söz konusu mükellefiyetin bilgisi haricinde açıldığını ifade etmesine karşın sanığın savunmasını destekler nitelikte somut bir delilin bulunmadığı zira, İzmir Kriminal Raporu'na göre sanık adına düzenlenmiş olan imza beyannamesi aslı ile sanık adına Mesir Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne hitaben düzenlenmiş olan İşe Başlama Bildirimi Aslı, sanık adına Mesir Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne hitaben düzenlenmiş olan 2 adet yoklama fişi aslı belgeleri üzerinde bulunan imzaların sandık seçmen listesinde bulunan imzalara kıyasen sanığın eli ürünü olduğunun kuvvetle muhtemel olduğunun belirtilmiş olduğu, 2013,2014,2015 hesap dönemlerine ilişkin olarak ise (2017/A-230/42 VTR), sanığın savunmasında önceki savunmaları gibi atılı suçlamayı kabul etmediği, bu hesap dönemlerine ilişkin olarak önceki bilirkişilere tevdi edilerek dosyada yeniden rapor aldırıldığı, buna göre sanığın mükellefiyet gereği ödevlerini yerine getirmediği, ticari defterlerini tasdik ettirmediği, beyannamelerini vermediği, işyeri olarak bildirdiği adreslerde yapılan yoklamalarda ticari organizasyonun unsurlarını oluşturan ticari mallar, demirbaşlar, araç ve makine parkına rastlanılmadığı halde, sanığın 2013 yılında 1441 adet, 2014 yılında 167 adet, 2015 yılında 4 adet herhangi bir hizmet karşılığı olmayan belge düzenlediği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.03.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.